Az Karbonhidratlı Diyetinizin İşe Yaraması İçin 31 Yol - 2
5. Her öğünde protein alın.
Her öğünde mutlaka
protein olmalı. İdeali atıştırmalıklarda da protein olmasıdır.
Proteinin insüline olan etkisi, karbonhidratlara göre daha az
olduğundan, daha doyurucudur ve vücutta parçalanıp sindirilmesi için
daha çok enerji (kalori) gerekir. Vücut, proteini (ve yağı) ihtiyacı
olan bir şey olarak tanır ve bu yüzden midenizden beyninize doyduğunuza
dair mesaj gönderen iştah kontrol mekanizması, proteinle iyi işler (ama
karbonhidratlarla işlemez). Bir öğünün karbonhidrattan çok protein
içermesi sayesinde, kan şekeriniz dengelenir, insülin tepkisi azalır.
Yeni bir araştırmaya göre, proteinde bulunan bir amino asit olan lösin,
kilo verme esnasında yağ yakarken, kas kütlenizi korumanıza da yardımcı
oluyor.
6. Kendi yemeğinizi getirin.
Çoğu
müşterimin ortak problemi, oradan oraya koşturdukları ya da ofise
tıkılıp kaldıkları için, bir diyet programına nasıl sadık kalacaklarını
bilememeleri. Bunun nedeni muhtemelen, tüm dünyanın çabuk ve kolay olan
abur cuburla beslenmesi ve tavuğun yiyecek otomatlarına sığmaması.
Çevrenizin kurbanı olmayın. Hayatınızın kontrolünü elinize alın. Kendi
öğle yemeklerinizi ya da en azından atıştırmalıklarınızı kendiniz
hazırlayın. Vücut geliştirenler bunu yıllardır yapıyor, siz de
yapabilirsiniz.
7. Su için.
Şaka değil;
su, kilo kaybına yardımcı oluyor. Ketojenik bir diyet uyguluyorsanız
(Atkins başlangıç aşaması, ya da proteinin gücü birinci aşaması, vs.),
keton ve atık ürünleri kaybettiğiniz yağla beraber atmanız gerekir.
Ketojenik bir diyet uygulamasanız bile, kabızlığı önlemek, böbrek ve
karaciğerin işlevlerini en iyi şekilde kullanmak gerekir (karaciğerin
vücutta yağı işleyen bir fabrika görevi gördüğünü ve eğer düzgün
çalışmazsa yağ metabolizmasının da çalışmayacağını unutmayın). Günde en
az 8 bardak su içmelisiniz ve çoğu fazla kilolu kimse bundan da
fazlasını içmelidir.
8. Kahvaltıda somon balığı yiyin. Ya da öğle ve akşam yemeklerinde...
Bu
önerilerin hepsi, okuyan herkese uygun olmayabilir; ama eğer bunu
yapabilirseniz, semeresini toplayacaksınız. Maalesef çiftlik somonunda,
diğer tüm çiftlik hayvanlarında görülen sorunlar var. Balıklar
havuzlarda üretilir, tahılla beslenir ve onlara antibiyotik verilir. Bu
tahıl diyeti ve hareketsizlik nedeniyle, içerdikleri omega-3 yağı,
denizlerde yaşayanlar kadar zengin olmaz. Ancak deniz balıklarında da
her zaman için ufak da olsa bir cıva riski vardır. Peki ne yapmalı?
Somon yemenin yararları o kadar çok ki, ben bu şartlara rağmen tavsiye
ediyorum. Deniz somonu bulabilirseniz bu harika olur; öte yandan bazı
konserve olanları da şaşırtıcı derecede sağlıklı ve gayet lezzetliler.
9. Ekmek yerine lahana yapraklarını kullanın.
Kıvırcık
salata yapraklarını da kullanabilirsiniz, ama kırmızı lahana daha
serttir. İstediğiniz bir et çeşidini -soğuk hindi, normal hindi, tavuk,
hatta hamburger- büyük, sert bir lahana yaprağına, ya da kıvırcık
salata yaprağına sararak “sandviç” (ya da tahılsız bir dürüm)
yapabilirsiniz. Tavuğu birkaç dilim avokadoyla, ya da bifteği domatesle
deneyin. Bu öneriyi, “kendi yemeğinizi getirin” önerisiyle beraber
kullanabilirsiniz.
10. Kahve çekme makinası alıp bunu keten tohumu için kullanın.
Bu
aslında genel sağlık açısından faydalı bir öneri; ama şu nedenle az
karbonhidrat alanlar için de özellikle yararlı olabilir: Keten yağının
aksine keten tohumu, zengin bir lif kaynağıdır ki bu, vücudu sadece
kalın bağırsak kanserine karşı korumakla kalmaz, kilo vermekle de
bağıntılıdır. Lif, kan şekerinin hızlı yükselmesini önleyerek, tokluk
hissi verir. Lifin kilo verme üzerindeki etkisini doğrulayan pek çok
araştırma vardır. Buna ek olarak keten tohumu, kalbi koruyanve
antienflemmatuvar olan omega-3 yağı ve ALA (alfa linoleik asit)
açısından zengindir. Yani taze çekilmiş keten tohumu, programınıza
büyük katkı sağlar.
Devamı Yarın.

