fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Diyet , Makyaj , Sağlık , GüzellikRSSYorum RSS

Az Karbonhidratlı Diyetinizin İşe Yaraması İçin 31 Yol - 3 

11. Sardalya: Konservedeki sağlıklı yiyecek
Hızlı, kolay, ucuz ve proteinle omega-3 yağı açısından zengin bir yiyecek isterseniz, sardalyayı geçecek bir yiyecek yoktur. Sardalyanın faydalarını, NevYorklu meşhur beslenme uzmanı Oz Garcia ile Florida’da seyahat edip seminerler verirken öğrendim. Çok yoğun bir programımız vardı ve etkinlikler arasında ağzımıza lokma atacak zaman yoktu. Oz ne zaman kan şekerinin düştüğünü ya da enerjisinin azaldığını hissetse, en yakındaki bakkal ya da şarküteriye koşup bir kutu sardalya alırdı. Bu yiyeceğin ne kadar enerji verici ve doyurucu olduğunu ilk ağızdan öğrendim. Eğer uyguladığınız az karbonhidratlı diyet izin veriyorsa, sardalyayı az karbonhidratlı ve az şekerli krakerlerle yiyin. Koşullarınız bizimkilerden iyiyse, sardalyalı yeşil salatadan harika bir az karbonhidratlı öğün olur. En iyi cinsi, kendi yağıyla konserve edilmiş olanlardır. Soya ya da çiğit yağında olanları almayın; çünkü bunlardaki Omega-6 yağları çok fazladır.

12. Günlük beslenme programınıza yoğurt ya da kefir ekleyin.
Kültürlü süt ürünlerinde vücudunuzda depolanan yararlı bakteriler bulunur ve süt ürünleriyle problem yaşayan kişilerin bile bunlara karşı toleransları genelde yüksek olur. Yemeniz gereken, içinde canlı kültürler olan sade yoğurttur (dibindeki tonla meyveyle abur cubur olan değil). Daha da iyisi, kefir kullanın. Süt ürünlerindeki karbonhidrat miktarı, ambalajda yazılan kadar yüksek değil. Aslında yarım fincan yoğurt, ya da kefirde sadece iki gramlık etkin karbonhidrat vardır. Bu nasıl olabilir? Bunun sebebi devletin karbonhidratları ölçme şeklidir. Gıdadaki her şeyi -su, kül, protein, yağ- ölçüp sonra da geri kalanın karbonhidrat olduğunu kabul ederler. Bu yöntem süt de dahil her şeyde işe yarar ama mayalanmış süt ürünlerinde değil. GO-Diet’ın yaratıcısı Dr. Jack Goldberg’in de belirttiği gibi, sütü mayaladığınızda, onu laktik asit bakterisiyle aşılamış olursunuz. Bu da süt şekerinin (laktoz) neredeyse tamamını yutup onu laktik aside çevirir. Laktik asit, sütün koyulmasını sağlayan ve ona o eşsiz tadı veren şeydir. Bu nedenle devletin üründe kaldığını düşündüğü süt şekeri aslında neredeyse gitmiştir; mayalama esnasında laktik asit ve bakteriler sayesinde dönüşmüştür. Yarım fincan sade yoğurtta, ya da kefirde kalan karbonhidratın “gerçek” miktarı 2 gram kadardır. Goldberg bunu kendi laboratuvarında bizzat ölçmüştür. Tavsiyem kefir, ya da yoğurdun tam yağlı çeşitlerini tercih edip, günlük olarak tüketmeniz.

13. Tahılları yeşillerle değiştirin.
Tahılların pek çok kişi için dünyadaki en sağlıklı gıda olmayışının pek çok sebebi var. Dr. Joseph Mercola’ya göre, tahıllarda çok az C vitamini var, A vitamininden ise hiç yok. Ayrıca B vitamini eksikliğinden kaynaklanan iki temel hastalık, fazla tahıl tüketimiyle bağlantılandırılıyor. Kahvaltı gevrekleri ve ekmek gibi işlenmiş tahıl ürünlerinde değersiz miktarda lif -bir iki istisna dışında- bulunuyor ki bunlar, sebze ya da diğer kaynaklardan zaten alınabilir. Bazılarının tahılla ilgili sorunu olmayabilir; ama eğer kilo probleminiz varsa muhtemelen onlardan biri değilsiniz. Karbonhidratınızı sebzelerden alın, en azından çoğu zaman. “Diabetes: Prevention and Cure” kitabının yazarı C. Leigh Broadhurst bana bir keresinde fazla kilolu ve şeker hastası olan hastalarının tek bir alışkanlığını değiştirebilse, bunun buğdayı hayatlarından çıkarabilmek olacağını söylemişti. Bir düşünün...

Devamı yarın gelicek

Yorum ekle

<< Ana sayfa