fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Diyet , Makyaj , Sağlık , GüzellikRSSYorum RSS

Az Karbonhidratlı Diyetinizin İşe Yaraması İçin 31 Yol - 6 

23. Canınız bir şey çektiğinde, üstesinden bununla gelin.
Bir çorbakaşığı tahin ve organik misoyu (ana maddesi soya fasulyesi olan, tuz ve tahıldan (arpa, ya da pirinç) oluşan yüksek proteinli, mayalanmış macunumsu bir Japon yiyeceği) karıştırıp bunu kereviz, kıvırcık salata, ya da karbonhidratı az olan krakerlere sürün. Bu hem mineral eksikliğini, hem de iştahınızı giderecek.

24. Bu amino asitle iştahınızı yenin.
Bir çorbakaşığı toz glütamini (bir amino asit) ksilitolle tatlandırıp bir ya da iki çorbakaşığı kremada (ya da yarıma yarım çorbakaşığı) eritirseniz, bu tatlıya duyduğunuz en güçlü arzuyu bile dindirecektir.

25.
Sebzeleri sevmenin en kısa yolu bu.
Sebzelerin ateşli karşıtı olan biri bile, bir tabak ızgara sebzeyle kazanılabilir. Dolmalık biber ve havuç, soğan ve pancar gibi kök sebzeler bu metoda en iyi tepkiyi veren sebzelerdir. Bunları doğrayıp ızgara yapılabilen tavalardan birinde pişirin. Çok az zeytinyağı ekledikten sonra 30-40 dakikalığına fırınlayın. Böylece bu sebzelerdeki varlığından bile habersiz olduğunuz şekerli tat açığa çıkacak.

26. Makarnayla hasar kontrolü yapın.
Makarnadan sonsuza kadar vazgeçmek zorunda değilsiniz, özellikle de hedeflediğiniz kiloya ulaştıysanız. Ancak pişirirken glikemik yükü azaltmak için, al dente pişirin; yani makarnalar sert olmasınlar ama diri olsunlar, fazla pişirmeyin. Ne kadar az kaynatırsanız, makarnadaki nişasta molekülleri o kadar birbirlerine yakın dururlar. Böylece enzimlerin makarnayı parçalaması zor olur ve kan şekeri üzerindeki etkisi azalır. Daha da iyisi, daha çok lif içeren, az karbonhidratlı makarnalardan alıp al dente pişirin.

27. Renkli alışveriş yapın.
Beslenmeyle ilgili hangi bilgilerin verildiğini takip etmek için kadın dergilerini düzenli olarak okuyorum (erkek dergilerini de okuyorum; ama tabii ki makaleler için). Okuduğum en iyi önerilerden bir tanesi şuydu: Renkli alışveriş yapın. Bir ton antioksidanı, proantosiyanidini ve fitokimyasalı ezberlemek istemiyorsanız, paranıza göre en yüksek beslenme değeri olan gıdaları almanızı garantilemenin yolu, kasada alışveriş sepetinizde neler olduğuna bakmaktır. Sepetiniz, kartpostallarda gördüğünüz Avrupa pazarlarına benziyor mu? Sepetinizin, yeşiller, kırmızılar, turuncular ve hatta mavilerle taşıyor olması gerek. Meyve ve sebzelerdeki renklerin sebebi bunların vücudunuzda benzeri bir amaca hizmet edecek olan doğal antioksidanlar oluşu. Aldığınız her şey, mukavva ya da karton rengindeyse bir şeyleri yanlış yapıyorsunuz demektir.

28. Marketin dışta kalan koridorlarından alışveriş yapın.
Şeker, işlenmiş gıda ve abur cuburdan aldığınız kalorileri sihirli bir biçimde azaltmak ister misiniz? İşte size basit bir hile: Marketin iç tarafında kalan koridorlardan uzak durun. Tüm iyi şeyler, dış koridorlarda. Vaktinizi marketin kenarda kalan bölgesinde geçirin (bu aynı zamanda bekarlarla tanışmak için de iyi bir yer; ne de olsa kimse bir yabancıya dönüp de “Bu mısır gevreği kutusunun taze olup olmadığını nasıl anlıyorsunuz?” diye sormaz).

Yorum ekle

<< Ana sayfa