Yemek Yemeden Rahatlayın!
Johnny Bowden
Yiyecekler, çok güçlü şekilde
duygular ile bağlantılıdır. Bu yüzden çoğu insan için, favori
yiyeceklerin sadece düşüncesi, bir karışım içerisinde görüntüyü, tadı,
duyuyu, tadı, duyguyu ve hafızayı birleştirerek güçlü bir çağrışımı
uyandırır. Onu bileşen parçalarına ayırmak imkânsızdır. Stres dolu bir
günün sonunda, kafamızda dondurma yeme sirenleri çalabilir.
Kulaklarımızda hep tanıdık ses vardır; ”Beni öldürmeyecek”, “ Bunu
hakediyorum”, “Yarın başlayabilirim” gibi.. Oysa kilomuzu yönetmede
başarılı olmak istiyorsak; bazı şeylerden feragat etmesini bilmemiz
gerekir.
Arzular ile yaşamak
Sigarayı
bıraktığımda benim için en değerli dersi almış oldum. Çoğu insan gibi,
sonuç olarak sigara içme arzusunun duracağını sandım, sigarayı çok
fazla düşünmüyordum ve alışkanlık bir bakıma kendi kendine yok oldu.
Büyük yanlış. 10 yıldan fazla oluyor ve şimdi bile ( çok nadir fakat
doğru), sinirlendirici, kanser yapıcı madde, kansere neden olan bu
sigara dumanı ile ciğerlerimi doldurmak için bir teşvik alıyorum. Niye
diye sormayın. Bir şeyleri yapmak için olumlu veya olumsuz bir güdüye
sahip olabildiğimi sigarayı tamamen bıraktığımda öğrendim ve ama
sigarayı bırakmamam için zorlayan güdüye izin vermedim. Bu güdüye esir
olmak yerine, onun farkına vardım, takip ettim, tecrübe ettim ve sonuç
olarak onu yendim. Bu bir yetkilendirmedir, kolay gelmez.
Arzunun duygusal nedenleri
Bebeklik yıllarında, aç
olduğumuz zaman ağlardık, karnımızı doyurduklarında ise ağlamayı
keserdik. Açlığın acısının ve rahatsızlığının tok bir karın sağlayan
bir şişe sütle ve sıklıkla etkili ve hoş bir sesle ile
durdurulabileceğini öğrendik. Yiyecekler duygusal üzüntülerimizi
yatıştıran bir anlam, endişelerimizi, sıkıntılarımızı,
umutsuzluklarımızı ve yalnızlığımızı kendi kendimize iyileştirmek için
bir araç, insanlarla aramıza da köprü oluşturmak için bir bağ olurlar.
Yiyecekler kutlamadır; Teşekkür sunma, yılbaşı, doğum günü ve tatil.
Yiyecekler sosyaldir; Toplanmalar, öğle yemekleri, büfe, akşam yemekleri ve randevular.
Yiyecekler,
güvenilir, kadim, sadık bir arkadaş olur; Diyet yapan kimselerin
kendilerini çıldırmış hissetmeleri hiçte şaşırtıcı değildir.
Dahası
uyuşturucu gibi, yıkıcı yiyecekler, bağımlılık yapar. Yüksek
karbonhidrat, yüksek şeker ve kolay yiyecekler, uyumlu olarak daha çok
arzu hissetmeye öncülük eden yüksek kan şekeri ve insülin seviyesine
neden olurlar. Ayrıca, yüksek serotonin seviyesine neden olurlar.
Özellikle serotonin seviyesi düşük olan hassas kişilerde, karbonhidrat
bingesi kendi kendini iyileştirmenin eşdeğeridir. Birçok kişinin,
neredeyse yüksek olarak, bir şeker yüklemesi aldıktan sonra duygularını
tanımladıklarını duydum.
Öyleyse, ne yapmalı?
Çok
istediğim ve az ihtiyacım olduğu yiyeceklerin yanında, hiçbir şey
yolunda gitmiyor gibi göründüğünde kendi kendime sormak için öğrendiğim
10 soru işte burada.
- Gerçekten ne hissediyorum?
- Bu duyguya sahip olabilir miyim?
- Bu yiyeceği yersem veya bu yüklemeye devam edrsem, bana neye mal olur?
- Şimdi benim için gerçekten ne önemlidir?
- Kendime bakmanın daha iyi bir yolu var mı?
- Şimdi kendime hediye olarak ne verebilirim?
- Kendime zarar vermeden şuan kendi kendimi nasıl geliştirebilirim?
- Şimdi bir çocuk olsaydım, nasıl kendi kendimi rahat hissettirirdim?
- Şimdi, yarın kendimi iyi hissetmemi sağlayacak ne yapabilirim?
- Ve sonuç olarak ve beklide hepsinden önemlisi.. Bu kolay yiyecekleri yersem, tadını çıkarabilir, hoşlanabilir, hoşnut olabilir ve onu bırakmaya izin verebilir miyim?

