Yazılar
31 Temmuz 2008 08:01 · portalmerkezi
· Etiketler
diyet
,
form
Memorial Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Duygu
İbrişim'den tatil köyünün tadını çıkarıp sağlıklı ve formda kalmak için
10 temel öneri..
1. Sabah kahvaltı öncesi bir bardak ılık su için.
2. Kahvaltıda yağlı hamur işleri ve tatlılar yerine ekmek, peynir, zeytin, domates gibi klasik bir Tük kahvaltısını tercih edin.
3. Öğlen yemeğinin hafif olmasına özen gösterin. Zeytinyağlı sebze yemekleri, salatalar, yoğurt veya cacık uygun yiyeceklerdir.
4.
Akşam yemeğine bir kase çorba ile başlayın. Çorba size sıvı ve
elektrolit desteği sağlar, midenizi rahatlatır, hazmınızı kolaylaştırır
ve de daha kolay doyarsınız.
5. Açık büfeyi önce şöyle bir gezin,
yiyeceğiniz yemekleri seçin, böylece gördüğünüz her şeyi arka arkaya
tabağınıza doldurmamış olursunuz.
6. Bir öğünde birbirinden farklı
pek çok şeyi tüketmeye çalışmayın. Örneğin hem kızartma hem makarna hem
de hamur tatlılarını aynı öğün için planlamayın. Gözünüz kızartmalarda
ise bunu yoğurt ve ekmekle tamamlamayı deneyin.
7. Madem tatil
köyüne geldiniz, sadece yemek yiyip dinlenmeyin, serin saatlerde olmak
kaydı ile bol bol yüzün ve yürüyüş yapın. Böylece hem kalori
harcarsınız, hem metabolizmanız hızlanır, hem de vücudunuz forma girer.
8. Gün içinde bol su için. Öğün aralarında meyve yemeyi unutmayın.
Ayran, su ve tuz ihtiyacınızı karşılayan ve tok tutan sağlıklı bir
içecektir. Asitli ve konsantre hazır içecekleri en aza indirin.
9. Alkol tüketiminde aşırıya kaçmayın.
10. Akşam yatana kadar sürekli atıştırmaktan kaçının.
Sık aralıklarla ve bol su tüketilmeli
Yaz aylarında
sıcak ve nem nedeni ile su ve tuz kaybı daha fazladır. Gün içinde sık
aralıklarla ve günde 2-3 litre su tüketilmesi su kaybını yerine
koyarak, daha zinde hissetmeye yardımcı olur. Sıvı olarak, çay, kahve,
hazır meyve suları ve gazlı içecekler su kaybını artırdıkları ve
sindirim sistemi rahatsızlıklarını kolaylaştırdıkları için sınırlı
miktarlarda alınmalıdır.
Öğünlere dikkat
Sıcak
havada sık aralıklarla ve küçük porsiyonlar halinde beslenme mide ve
bağırsak problemlerinin kontrolünde yararlıdır. Öğünlerde haşlama ve
zeytinyağlı yemeklerin tercih edilmesi, kızartma, baharatlı yiyecekler
ve hamur işlerinin azaltılması gereklidir. Taze meyve ve sebzeler
vitamin ve mineral içerikleri ile daha sağlıklı ve dinamik hissetmenizi
sağlar.
Yürüyüş yapın
Yaz döneminde sıvı
kaybı ile birlikte kabızlık şikayetlerinde de artış olur. Bol sıvı
alınması, sık aralıklarla düzenli beslenme, meyve ve zeytinyağlı sebze
yemeklerinin tüketilmesi temel önlemlerdir. Havanın serin olduğu sabah
ve akşam saatlerinde açık havada yapılan yarım saatlik tempolu yürüyüş
de sindirim sisteminin daha düzenli çalışmasına yardımcı olur.
31 Temmuz 2008 07:53 · portalmerkezi
· Etiketler
dikkat
,
fast
,
food
,
salata
Lynn Grieger
Salatanız
hamburger veya kızartmadan daha sağlıklı mı? Marul, sebzeler ve tavuk
ne kadar kalori içerir? Fast Food restoranlar, sağlıklı yiyecekler
tartışmasına katıldı. Yeni salata çeşitlerini yaygınlaştırıyorlar ve
karbonhidrat ve yağ bakımından düşük olan yeni yiyecekler ile
övünüyorlar. Bir öğünde, vitaminin, bitki kimyasalın ve
antioksidantların günlük girişini arttırmanın en çabuk ve kolay yolu
olabilen taze, katur kutur sebzeleri, yenilen fast food salataları
seviyorum. Hatta bulaşık çıkarmak zorunda bile değilsiniz.
Fakat
fast food satıcıları salatanın içinde ne kadar kalorinin olduğunu
duyurmuyorlar. Çoğu fast food seçeneği, evde yediğiniz yiyecekten daha
fazla tuz içerir, bu kan basıncı seviyesi ile ilgili problem yaşayan
herkes için tehlikelidir. Kırmızı et yerine lezzetli ve hatta sağlıklı
bir salata yemekten de hoşlanabilirsiniz.
1. Düşük karbonhidrat çok iyidir, fakat bu düşük kalori anlamına gelmez.
Sıklıkla,
yiyecekler, karbonhidrat bağı açısından düşük olarak tanıtılır. Fakat
düşük karbonhidrat bağı ile bile yiyecekler, şaşırtıcı bir şekilde
yüksek kalori sayısına sahip olabiliyor. Daha sağlıklı seçenekler
yapmak için hem karbonhidrat hemde yağ gramlarına dikkat edin.
2. Salata sosları inanmak istediğinizden daha fazla kalori içerir.
Bir
küçücük salata sosu paketinin çok ama çok fazla kalori içerdiğine
inanmak çok zordur. Neticede onun porsiyonu kontrol edilmiştir, doğru
mu? Tipik bir salata sosu paketi, 150 veya 200 kalori içerir. Hiç sos
olmadan salataların zaten yaklaşık olarak 400 kalori içerdiğiniz
düşündüğünüzde, kalori sayısının nasıl da hızlı yükseldiğini
anlayabilirsiniz. Sossuz salata yiyin.
3. Kızartmalar kalori aldırır
Çoğumuz,
çıtır çıtır tavuğu severiz. Katur kutur tabaka bazı derin içsel
arzuları karşılar. Fakat ızgara tavuk yerine salatanızın üzerine
kızarmış tavuk seçmek 100 veya daha kaloriye neden olur. Salatanın
toplam yağ ve karbonhidrat içeriği iki katına çıkar ve kızarmış
tavuktan aldığınız protein ızgara tavuktan aldığınız protein daha
azdır. Mc Donald’ın Izgara Tavuk Sezar Salatası 200 kalori içerir,
fakat kızarmış tavuk versiyonu 310 kalori içerir. Izgara tavuk salatası
yediğinizde, 6 gr. yağ, 9 gr. karbonhidrat ve 29 gr. protein alırsınız
fakat kızartma versiyonuyla 16 gr. yağ, 20 gr. karbonhidrat ve 23 gr.
protein alırsınız. Her zaman” ızgara tavuk lütfen” demeniz için daha
fazla nedene ihtiyacınız var mı?
4. Daha sağlıklı düşük kalorili salata için, sığır eti yerine ızgara tavuk seçin, ekşi sos yerine salsa isteyin ve bu kızarmış taco cipslerinden ve sanki bir veba gibi bu iyice kızarmış kabuklu deniz canlılarından kaçının.
31 Temmuz 2008 04:54 · portalmerkezi
· Etiketler
diyet
11. Sardalya: Konservedeki sağlıklı yiyecek
Hızlı,
kolay, ucuz ve proteinle omega-3 yağı açısından zengin bir yiyecek
isterseniz, sardalyayı geçecek bir yiyecek yoktur. Sardalyanın
faydalarını, NevYorklu meşhur beslenme uzmanı Oz Garcia ile Florida’da
seyahat edip seminerler verirken öğrendim. Çok yoğun bir programımız
vardı ve etkinlikler arasında ağzımıza lokma atacak zaman yoktu. Oz ne
zaman kan şekerinin düştüğünü ya da enerjisinin azaldığını hissetse, en
yakındaki bakkal ya da şarküteriye koşup bir kutu sardalya alırdı. Bu
yiyeceğin ne kadar enerji verici ve doyurucu olduğunu ilk ağızdan
öğrendim. Eğer uyguladığınız az karbonhidratlı diyet izin veriyorsa,
sardalyayı az karbonhidratlı ve az şekerli krakerlerle yiyin.
Koşullarınız bizimkilerden iyiyse, sardalyalı yeşil salatadan harika
bir az karbonhidratlı öğün olur. En iyi cinsi, kendi yağıyla konserve
edilmiş olanlardır. Soya ya da çiğit yağında olanları almayın; çünkü
bunlardaki Omega-6 yağları çok fazladır.
12. Günlük beslenme programınıza yoğurt ya da kefir ekleyin.
Kültürlü
süt ürünlerinde vücudunuzda depolanan yararlı bakteriler bulunur ve süt
ürünleriyle problem yaşayan kişilerin bile bunlara karşı toleransları
genelde yüksek olur. Yemeniz gereken, içinde canlı kültürler olan sade
yoğurttur (dibindeki tonla meyveyle abur cubur olan değil). Daha da
iyisi, kefir kullanın. Süt ürünlerindeki karbonhidrat miktarı,
ambalajda yazılan kadar yüksek değil. Aslında yarım fincan yoğurt, ya
da kefirde sadece iki gramlık etkin karbonhidrat vardır. Bu nasıl
olabilir? Bunun sebebi devletin karbonhidratları ölçme şeklidir.
Gıdadaki her şeyi -su, kül, protein, yağ- ölçüp sonra da geri kalanın
karbonhidrat olduğunu kabul ederler. Bu yöntem süt de dahil her şeyde
işe yarar ama mayalanmış süt ürünlerinde değil. GO-Diet’ın yaratıcısı
Dr. Jack Goldberg’in de belirttiği gibi, sütü mayaladığınızda, onu
laktik asit bakterisiyle aşılamış olursunuz. Bu da süt şekerinin
(laktoz) neredeyse tamamını yutup onu laktik aside çevirir. Laktik
asit, sütün koyulmasını sağlayan ve ona o eşsiz tadı veren şeydir. Bu
nedenle devletin üründe kaldığını düşündüğü süt şekeri aslında
neredeyse gitmiştir; mayalama esnasında laktik asit ve bakteriler
sayesinde dönüşmüştür. Yarım fincan sade yoğurtta, ya da kefirde kalan
karbonhidratın “gerçek” miktarı 2 gram kadardır. Goldberg bunu kendi
laboratuvarında bizzat ölçmüştür. Tavsiyem kefir, ya da yoğurdun tam
yağlı çeşitlerini tercih edip, günlük olarak tüketmeniz.
13. Tahılları yeşillerle değiştirin.
Tahılların
pek çok kişi için dünyadaki en sağlıklı gıda olmayışının pek çok sebebi
var. Dr. Joseph Mercola’ya göre, tahıllarda çok az C vitamini var, A
vitamininden ise hiç yok. Ayrıca B vitamini eksikliğinden kaynaklanan
iki temel hastalık, fazla tahıl tüketimiyle bağlantılandırılıyor.
Kahvaltı gevrekleri ve ekmek gibi işlenmiş tahıl ürünlerinde değersiz
miktarda lif -bir iki istisna dışında- bulunuyor ki bunlar, sebze ya da
diğer kaynaklardan zaten alınabilir. Bazılarının tahılla ilgili sorunu
olmayabilir; ama eğer kilo probleminiz varsa muhtemelen onlardan biri
değilsiniz. Karbonhidratınızı sebzelerden alın, en azından çoğu zaman.
“Diabetes: Prevention and Cure” kitabının yazarı C. Leigh Broadhurst
bana bir keresinde fazla kilolu ve şeker hastası olan hastalarının tek
bir alışkanlığını değiştirebilse, bunun buğdayı hayatlarından
çıkarabilmek olacağını söylemişti. Bir düşünün...
Devamı yarın gelicek
30 Temmuz 2008 08:09 · portalmerkezi
· Etiketler
diyet
5. Her öğünde protein alın.
Her öğünde mutlaka
protein olmalı. İdeali atıştırmalıklarda da protein olmasıdır.
Proteinin insüline olan etkisi, karbonhidratlara göre daha az
olduğundan, daha doyurucudur ve vücutta parçalanıp sindirilmesi için
daha çok enerji (kalori) gerekir. Vücut, proteini (ve yağı) ihtiyacı
olan bir şey olarak tanır ve bu yüzden midenizden beyninize doyduğunuza
dair mesaj gönderen iştah kontrol mekanizması, proteinle iyi işler (ama
karbonhidratlarla işlemez). Bir öğünün karbonhidrattan çok protein
içermesi sayesinde, kan şekeriniz dengelenir, insülin tepkisi azalır.
Yeni bir araştırmaya göre, proteinde bulunan bir amino asit olan lösin,
kilo verme esnasında yağ yakarken, kas kütlenizi korumanıza da yardımcı
oluyor.
6. Kendi yemeğinizi getirin.
Çoğu
müşterimin ortak problemi, oradan oraya koşturdukları ya da ofise
tıkılıp kaldıkları için, bir diyet programına nasıl sadık kalacaklarını
bilememeleri. Bunun nedeni muhtemelen, tüm dünyanın çabuk ve kolay olan
abur cuburla beslenmesi ve tavuğun yiyecek otomatlarına sığmaması.
Çevrenizin kurbanı olmayın. Hayatınızın kontrolünü elinize alın. Kendi
öğle yemeklerinizi ya da en azından atıştırmalıklarınızı kendiniz
hazırlayın. Vücut geliştirenler bunu yıllardır yapıyor, siz de
yapabilirsiniz.
7. Su için.
Şaka değil;
su, kilo kaybına yardımcı oluyor. Ketojenik bir diyet uyguluyorsanız
(Atkins başlangıç aşaması, ya da proteinin gücü birinci aşaması, vs.),
keton ve atık ürünleri kaybettiğiniz yağla beraber atmanız gerekir.
Ketojenik bir diyet uygulamasanız bile, kabızlığı önlemek, böbrek ve
karaciğerin işlevlerini en iyi şekilde kullanmak gerekir (karaciğerin
vücutta yağı işleyen bir fabrika görevi gördüğünü ve eğer düzgün
çalışmazsa yağ metabolizmasının da çalışmayacağını unutmayın). Günde en
az 8 bardak su içmelisiniz ve çoğu fazla kilolu kimse bundan da
fazlasını içmelidir.
8. Kahvaltıda somon balığı yiyin. Ya da öğle ve akşam yemeklerinde...
Bu
önerilerin hepsi, okuyan herkese uygun olmayabilir; ama eğer bunu
yapabilirseniz, semeresini toplayacaksınız. Maalesef çiftlik somonunda,
diğer tüm çiftlik hayvanlarında görülen sorunlar var. Balıklar
havuzlarda üretilir, tahılla beslenir ve onlara antibiyotik verilir. Bu
tahıl diyeti ve hareketsizlik nedeniyle, içerdikleri omega-3 yağı,
denizlerde yaşayanlar kadar zengin olmaz. Ancak deniz balıklarında da
her zaman için ufak da olsa bir cıva riski vardır. Peki ne yapmalı?
Somon yemenin yararları o kadar çok ki, ben bu şartlara rağmen tavsiye
ediyorum. Deniz somonu bulabilirseniz bu harika olur; öte yandan bazı
konserve olanları da şaşırtıcı derecede sağlıklı ve gayet lezzetliler.
9. Ekmek yerine lahana yapraklarını kullanın.
Kıvırcık
salata yapraklarını da kullanabilirsiniz, ama kırmızı lahana daha
serttir. İstediğiniz bir et çeşidini -soğuk hindi, normal hindi, tavuk,
hatta hamburger- büyük, sert bir lahana yaprağına, ya da kıvırcık
salata yaprağına sararak “sandviç” (ya da tahılsız bir dürüm)
yapabilirsiniz. Tavuğu birkaç dilim avokadoyla, ya da bifteği domatesle
deneyin. Bu öneriyi, “kendi yemeğinizi getirin” önerisiyle beraber
kullanabilirsiniz.
10. Kahve çekme makinası alıp bunu keten tohumu için kullanın.
Bu
aslında genel sağlık açısından faydalı bir öneri; ama şu nedenle az
karbonhidrat alanlar için de özellikle yararlı olabilir: Keten yağının
aksine keten tohumu, zengin bir lif kaynağıdır ki bu, vücudu sadece
kalın bağırsak kanserine karşı korumakla kalmaz, kilo vermekle de
bağıntılıdır. Lif, kan şekerinin hızlı yükselmesini önleyerek, tokluk
hissi verir. Lifin kilo verme üzerindeki etkisini doğrulayan pek çok
araştırma vardır. Buna ek olarak keten tohumu, kalbi koruyanve
antienflemmatuvar olan omega-3 yağı ve ALA (alfa linoleik asit)
açısından zengindir. Yani taze çekilmiş keten tohumu, programınıza
büyük katkı sağlar.
Devamı Yarın.
26 Temmuz 2008 05:48 · portalmerkezi
· Etiketler
diyet
İşte karbonhidratlı gıdaları azaltarak beslenmeyi hayatınızın bir
parçası haline getirecek 31 ipucu. Hangi gıdaları seçeceğiniz, nelerden
uzak durmanız gerektiği, canınız bir şey çektiğinde bununla nasıl
mücadele edeceğiniz konularında size yardım edecek olan bu ipuçları, az
karbonhidratlı yiyecekler yiyerek kilo verme yolunda sizi hızlandırması
düşünülerek tasarlandı. Hemen başlamak için tek yapmanız gereken
aşağıdaki kategorilerden birini seçmek.
1. Yemek yerken başka bir şeyle meşgul olmayın.
İş
yemeye gelince, sofraya şuursuzca oturmamak lazım. Böylece aklınız
başka şeylerdeyken otomatik olarak gerçekleşen yeme ve atıştırmaları
azaltabilirsiniz. Bunu başarmanın iyi bir yolu, yemekte yemekle olur,
yemekte gazete okumak, ya da televizyon seyretmekle olmaz. Bunu yapmayı
ne kadar sık başarırsanız, fark etmeden yediğiniz zamanları o kadar
azaltmış olursunuz.
2. Yavaş yiyin ve her lokmanın tadını çıkarın.
İşte
“En iyisini büyükannem bilir” başlığı altında dosyalayabileceğiniz bir
ipucu daha. Yediklerinizi yavaş ve iyi çiğnemek ve yediğinizin keyfine
varabilmek kilo vermenize yardımcı olabilir. Nedeni şu: Beyin, siz bir
şeyleri yedikten 20 dakika sonrasına kadar mideden gelen “Tamam, adam
doydu!” mesajını almaz. Bu, CCK (kolesistokinin) hormonunun işini yapıp
beyne “bu kadar yeter” mesajını göndermesi için gereken zamandır. Bu
nedenle hızlı yiyenler, beyin bu sinyali almadan önce, çoktan onları
doyurandan fazlasını yemiş olurlar. Vücudunuzdaki bu mükemmel iletişim
ağından faydalanarak, iştahınızı kontrol etme becerinizi arttırmak için
önünüzde uzun bir yol var; bunu başarmak için yeterince zaman ayırmanız
gerektiğini unutmayın. Ayrıca yavaş ve yediğinizden keyif alarak yemek,
kilo almanıza neden olan şuursuzca yemeye karşı da iyidir.
3. Gün içinde yediklerinizin en büyük kısmını, günün erken saatlerinde yiyin.
Adele
Davis “Kahvaltıyı kral, öğle yemeğini prens ve akşam yemeğini de yoksul
gibi yiyin” derdi. Haklıydı. Yapılan önemli bir araştırmaya göre,
kişiler 2000 kalorilik bir sabah kahvaltısı ettiklerinde (gün içinde
başka bir şey yemiyorlar) kilo veriyorlar; ancak aynı öğünü sabah
yerine akşam yediklerinde kilo alıyorlar. Kan şekeri ve insülin
seviyenizi kontrol etmek için yiyeceklerinizi gün içine yayın; ama
akşam fazla yemekten kaçının.
4. Her gün kahvaltı edin.
Kahvaltıyı
kaçırdığınızda, olabilecek pek çok olumsuz şeyden biri de, bir sonraki
öğünde salgılanacak insülin miktarının artmasıdır. Kan şekeri dengesi
bozulur. Böylece canınızın bir şeyler çekmesi ihtimali artar. Büyük
ihtimalle hiçbir şey yememişsinizdir ve bunu kahveyle
maskeliyorsunuzdur. Sabahları iştahsız olan kişilerden biriyseniz,
bunun muhtemel nedeni kendinizi doğal olmayan bu yeme şekline
alıştırmış olmanızdır. Protein içecekleri bu durumu düzeltmek için iyi
bir başlangıçtır. Sabahları aç olmayan kişiler bile bu içeceklerden
birini içebilirler, hele de böğürtlen, ahududu, çilek, ya da bir
çorbakaşığı fıstık ezmesi gibi ekstralarla tat katılmışsa. Sonunda
gerçek yiyeceklerden oluşan bir kahvaltıya geçmeli (her gün kahvaltı
edemeseniz bile haftanın çoğu günü etmelisiniz) ve bu kahvaltıda
protein ve iyi yağlar olmasına dikkat etmelisiniz. Hala motivasyona
ihtiyacınız varsa söyleyelim: Kahvaltıyı atlamakla fazla kilolu olmanın
bağlantılı olduğunu gösteren en az yedi araştırma bulunuyor.
DEVAMI YARIN.
26 Temmuz 2008 05:46 · portalmerkezi
· Etiketler
diyet.şebnem dönmez
Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez'in listesi
Kahvaltı
1 ince dilim ekmek
1 ince dilim peynir
3 adet zeytin
Taze tatlı kırmızı biber, taze nane ve taze maydanoz dalları
1 su bardağı taze sıkılmış meyve suyu
Öğle
Ton balıklı 2 adet enginar
Az yağlı salata
1 adet orta boy meyve
İkindi
6 tam ceviz, 15 adet badem, 1 yemek kaşığı yaban mersini ya da 1 yemek kaşığı kuru siyah üzüm
Akşam
1 kase somonlu ıspanak salata
1 ince dilim yulaf, buğday ve çavdar ekmeği
Yatmadan önce
1 su bardağı süt ya da 1 su bardağı kefir
Beslenme ve diyet Uzmanı Banu Kazanç'ın listesi
Sabah
2 dilim çok tahıllı ekmek
50 gr. peynir
Haftada 3 gün yumurta
Ara
1 portakal ya da 1 elma
Öğle
Haftada 2 defa bulgur pilavı ya da makarna
Haftada 5 defa tabak sebze
1 kase yoğurt
1 dilim ekmek
İkindi
1 yağsız kepek ekmeğine tost, 1 simir, 1 muz, 1 portakal ya da 1 elma.
Akşam
350 gr balık ya da 200 gr tavuk
1 kase salata
Beslenme Uzmanı Hale Taşgın'ın listesi
Sabah
1.5 dilim beyaz peynir
Dilediğiniz kadar domates, salatalık ve maydanoz
5 adet zeytin
1 dilim tahıllı ekmek
ya da
1 su bardağı süt
4 yemek kaşığı müsli
1 tatlı kaşığı keten tohumu
Ara
1 elma ya da 3-4 adet kuru kayısı
Öğlen
250 gr. ızgara balık ya da 150 gr. et/tavuk
Salata
1 dilim tahıllı ekmek
İkindi
Yeşil çay
2-3 adet grisini
1 dilim peynir
Akşam
6-7 yemek kaşığı zeytinyağlı sebze
1 kase yourt
1 dilim tahıllı ekmek
Yatmadan önce
Yemekten iki saat sonra bir porsiyon meyve
Zencefilli limonlu çay
Sağlıklı beslenme ve diyet uzmanı Taylan Kümeli'nin listesi
Sabah
Aç karnına limon dilimli ılık su (İki karanfil, kabuk tarçın ekleyebilirsiniz)
1 dilim 8 tahıllı ekmek
1 kibrit boyutunda az yağlı peynir
2-3 adet zeytin
Dilediğiniz kadar yeşil biber, salatalık ve maydanoz
Ara
1 porsiyon meyve
Öğle
1 tabak sebze yemeği (Kuşkonmaz, bakla, pazı, patlıcan, barbunya, enginar gibi sebzeler bağışıklığı olumlu etkiler)
200 gr diyet yoğurt
İkindi
2 adet kuru kayısı
5 badem
1 bardak yeşil çay
Yemekten iki saat önce de bir adet meyveli yoğurt
Akşam
Ton balıklı, peynirli ya da tavuklu salata
1 bardak ayran
Yatmadan önce
1 bardak kefir
1 porsiyon meyve
ya da
Light dondurmalı meyve salatası
(Yarım kivi, elma, yarım dilim ananas, 5 adet çilek, 1 top diyet dondurma karıştırarak hazırlayın)
26 Temmuz 2008 05:35 · portalmerkezi
· Etiketler
diyet
,
kilo
,
üzüm
Üzüm diyeti, mevsim değişimlerinde vücudun tüm ihtiyacını karşılayacak
kadar dengeli ve pratik bir diyet. Toksinlerden arınıp bol enerji
depolayarak 3 günde 3 kilo verebilir, vücudunuzu değişen hava ve yaşam
şartlarına hazırlayabilirsiniz.
Yazdan sonbahara geçişin
habercisi Eylül. Güneş ışınları daha az yakar, günler giderek kısalır
ve Kent yaşamında gözle görülür bir kıpırdanma başlar. Açık havadan
kapalı mekânlara, yazlıklardan şehre dönüş derken, değişen hava ve
yaşam şartları sağlığımızı olumsuz yönde etkileyebilir. Bu telaşlı
günlerde sağlıklı olmak için beslenmemize özen göstermeliyiz. Akıllı
bir beslenme programı olan üzüm ağırlıklı bu diyetle üç günde üç kilo
verip sağlık, güzellik ve form kazanın.
Uzmanların "sağlık
iksiri" olarak adlandırdıkları üzümün bir diğer adı da ‘bitkisel süt".
Yararlarını saymakla bitiremediğimiz Üzümün yüzde sekseni su olduğu
için susuzluğumuzu gideriyor. Bileşimindeki zengin maddeler, özellikle
sıcak havalarda vücuttan terle atılan minerallerin geri dönüşümünü
sağlıyor. Vücut tarafından kolayca özümsenen basit şekerleri sayesinde
bol enerji veriyor. Bol lifli olduğu için bağırsakları yumuşatıcı ve
idrar söktürücü özelliği ile organizmayı toksinlerden arındırıp
temizliyor. Antioksidan özellikli olduğu için serbest radikallere karşı
savaşarak cildin yaşlanmasını geciktiriyor. Bol miktarda A ve C
vitaminleri, mineraller en çok da demir ile potasyum içeriyor. Kan
yapıcı özelliğinin yanı sıra romatizma ve mafsal ağrılarına iyi
geliyor, kalp sistemini düzenliyor, bedensel ve zihinsel yorgunlukları
gideriyor, selüliti önlüyor.
Üzüm, bu denli yararlı olunca,
mevye ağırlıklı 3 günlük diyet programının da yararları saymakla
bitmiyor. Üzüm suyu, haşlanmış üzüm ve taze üzüm ağırlıklı bu diyet,
enerji veriyor ve vücudu toksinlerden arındırıp yeni bir mevsime
hazırlıyor.
Ancak hazımsızlık gibi mide sorunlarınız varsa,
üzüm diyeti komple bir beslenme programı olmasına rağmen
şikayetlerinizi artırabilir.
Diyetin püf noktaları…
Üzüm diyeti, şok ama
komple bir beslenme programı. Mevsim değişimlerinde, organizmanın tüm
gereksinimlerini yanıtlıyor. Üzüm diyetini ilk bakışta sıkı bir rejim
olarak algılayabilirsiniz. Ancak sürenin çok kısa olması nedeniyle
sanıldığı kadar zor değil. Sadece üç gün sürüyor. Biraz fedakarlık
etmek yeterli. En zor aşama ilk gün. Çünkü bol sıvı ve taze üzüm suyu
içeriyor. İkinci gün, üzüm haşlanarak yeniyor. Üzüm pişince meyvenin
içeriğindeki liflerin yumuşatıcı etkisi artıyor. Üçüncü gün ise oldukça
doyurucu bir program. Bu diyetin en büyük özelliği, üç gün boyunca bol
sıvı alınması. Su, et suyuna çorba ve süt hemen her öğünde yer alıyor.
Bu besinler organizmayı temizleyip liflerin işlevini kolaylaştırarak
bağırsakların daha hızlı çalışmasını sağlıyor. Yulaf, pirinç ve ekmek,
3 günlük bu kısa diyetin enerji veren akümülatörleri. İçerdikleri
zengin karbonhidrat sayesinde, organizmanın besinlerden aldığı
enerjinin yavaş yavaş özümsenmesini sağlıyor. Bu da daha uzun süreyle
enerjik ve aktif olmamızı sağlıyor. Yulaf zengin demir, magnezyum ve B1
kaynağı. Lipid alımını hızlandırıp toksinlerden arındırıyor ve enerji
veriyor. Pirinç, bol nişasta, lif ve vitamin kaynağı. Ekmek ise hem
zihinsel, hem de bedensel enerji sağlıyor. Üzümde bulunan bol potasyum
kalp sistemini rahatlatıyor, kalsiyum ise kemikleri güçlendiriyor.
Kasların yapısı için gereken protein süt, yoğurt, peynir ve üzümde
bulunuyor. Tatlı ihtiyacı ise, bin bir derdin devası olan bal ile
gideriliyor.
Zeytinyağı miktarı 2. ve 3. gün birer tatlı kaşığı
kadar. Bu kısa diyet programında üzümün üç değişik alternatifi yer
alıyor; üzüm suyu, haşlanmış üzüm ve taze üzüm.
1.gün
Üzüm
diyetini sıkı bir beslenme programı olarak algılayabilirsiniz. Ancak
başladıktan sonra sandığınız kadar zahmetli olmadığını siz de fark
edeceksiniz. Aşmanız gereken en zor engel, birinci gün.
İkinci ve üçüncü günlerin daha rahat geçeceğinden emin olabilirsiniz.
Uyanınca
1 bardak ılık su
Kahvaltı
1 bardak üzüm suyu+ 1 kase sütlü yulaf ezmesi (30 gr)+ 1tatlı kaşığı bal
Ara öğünler
1 bardak ılık su+ 1 bardak üzüm suyu
Öğle ve akşam
1 bardak üzüm suyu+ 1 kase sütlü yulaf ezmesi+ 1 tatlı kaşığı bal
Yatmadan önce
1 bardak ılık su+ 1 bardak üzüm suyu
2. gün
Kendinizi bugün biraz daha iyi
hissedeceksiniz. Çünkü üç ana öğün de oldukça doyurucu. Şişkinlik
hissetmemek için, uzun uzun çiğneyerek yemek yemenin tadını çıkarın.
Sakın vazgeçmeyin, yolun yarısını aştınız bile, geriye sadece bir gün
kaldı. Unutmayın ki sonunda kazanan siz olacaksınız.
Uyanınca
1 bardak ılık su
Kahvaltı
1 kase haşlanmış üzüm+1 kase haşlanmış pirinç+ 1 kase yağsız yoğurt+ 1 tatlı kaşığı bal
Ara öğünler
1 bardak ılık su
Öğle ve akşam
1 kase haşlanmış üzüm+1 kase haşlanmış pirinç+ 1 kase yağsız yoğurt+ 1 kaşık bal
İkindi
1 bardak su
Yatmadan önce
1 bardak ılık su
3.gün
Çetin sandığınız damak savaşınız nihayet
bitiyor. İtiraf edin ki o kadar da güç değildi. Sonuçta kilolar eridi,
vücudunuz temizlendi ve yeni bir mevsime toksinlerden arınmış olarak
giriyorsunuz.
Uyanınca
1 bardak ılık su
Kahvaltı
1 kaset avuk suyuna çorba+ 1 salkım üzüm+ 1 kepekli sandviç ekmeği
Ara öğünler
1 bardak ılık su
Öğle ve akşam
1 kase tavuk suyuna çorba+ 1 salkım üzüm+ 50 gr beyaz peynir+ 100 gr ızgara hindi göğüs eti+ 1 kepekli sandviç ekmeği
Yatmadan önce
1 bardak ılık su
Diyette hazırlanan tarifler:
Haşlanmış pirinç
1
su bardağı pirinci yıkayıp süzün. Tencerede 2 bardak suyu çok az tuz
ilavesiyle kaynatın. Pirinci ekleyip kısık ateşte kapağı yarı açık
olarak suyunu çekinceye kadar pişirin. Süzgece alıp 1-2 dakika
bekletin. 1 çay kaşığı zeytinyağı ekleyip karıştırın. Sıcak ya da ılık
olarak yiyin.
Sütlü yulaf ezmesi
1.5 su
bardağı yulaf ezmesini bir kaseye alıp 1.5 çay bardağı süt ilave edin.
Dilerseniz yulaf ezmesi yerine yulaf unu kullanabilirsiniz. Yulaf unu,
süt ve bal ile muhallebi hazırlayıp soğuk olarak da yiyebilirsiniz.
Haşlanmış üzüm
Satın
alırken iri ve sulu üzümleri seçin. Bol suyla iyice yıkayın. Süzüp
ayıklayın ve bir tencereye alın. Yarısına gelecek kadar su ekleyip orta
ateşte 2-3 dakika haşlayın. Dilerseniz üzümü bir gece önceden haşlayıp
buzdolabında bekletebilirsiniz.
26 Temmuz 2008 05:34 · portalmerkezi
· Etiketler
bakım
,
cilt
Selülit için kafein
Selülitle
başınız dertteyse, selülitli bölgeye limon ya da greyfurt yağıyla masaj
yapın veya yaptırın. Ancak ondan daha ilginç bir önerimiz daha var
size. Piyasadaki selülit kremlerinin hepsinin içeriğinde kafein
olduğunu biliyor muydunuz? Duş yaptığınız sırada, bir fincan ılık,
kafeinli granül kahveyle selülitli bölgeye sıkı bir masaj yapın. Farkı
hemen farkedeceksiniz.
Akneler için
Evde
biraz sütle mayaladığınız doğal yoğurdu aknelerinizin üzerine sürün.
Birkaç dakika bekledikten sonra bir parça pamukla silin. Ertesi gün
akneden eser kalmadığını göreceksiniz.
Toniğinizi kendiniz yapın
Kendi
toniğinizi kendiniz yapın. Bir çay bardağı içme suyunun içine iki damla
mentol ya da lavanta esansı damlattıktan sonra buzdolabında soğutun.
Bir parça pamukla yüzünüze uygulayın. Gözle görülür bir canlanma
hissedeceksiniz.
Saçlarınız için muz
Kuru
saçları nemlendirmek ve canlandırmak için olgun bir muzu iyice ezin.
Bir ay kaşığı bademyağıyla karıştırıp saçınıza friksiyon yaparak
uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra durulayın. Sonuca
inanamayacaksınız. Saçı yağlı olanlara da bir tavsiyemiz var; aloe vera
içeren bir parça saç jölesiyle aynı miktarda şampuanı karıştırın.
Karışıma bir çorba kaşığı limon suyu katıp saçınıza uygulayın. En az
iki haftada bir bu maskeyi yapın; saçınızın yağ oranı normale dönecek.
Cildiniz ve tırnaklarınız için
İçebildiğiniz
kadar su için. Cilt bakımı ve sağlıklı saç ve tırnaklar için su içmek
şart. Günde en az sekiz bardak su vücuttaki toksinlerin atılmasını
sağlıyor. Su aynı zamanda diyet listelerinin de vazgeçilmez ögesi.
Sağlıklı ve güzel dişler için
Sağlıklı
ve güzel dişlere sahip olabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken tek
şey, bir miktar sodayla hidrojen-peroksidi karıştırıp haftada bir kez
bu karışımla dişlerinizi fırçalamak. Diş ve dişetlerindeki bakteri ve
plaklara yaşam şansı tanımayacaksınız böylece.
17 Temmuz 2008 07:02 · portalmerkezi
· Etiketler
Mavi Jeans, Organik Koleksiyonu’nu %100 organik Ege pamuğuyla
üretilen Yoga grubuyla zenginleştiriyor. Kendine ve vücuduna önem veren
kadınlar; yumuşak, incecik ve uçuşan kumaşların kullanıldığı bu özel
koleksiyonla, doğal hayatın tazeliğini ve yoganın zindeliğini günlük
yaşama taşıyor.
Ne tür modeller var?
Sadelik ve doğallığın ön planda olduğu grupta; askılı bermudadan,
straplez elbise ve balon eteklere; dökümlü pantolonlardan, tunik,
atlet, şort ve şort tulumlara kadar vücuda mükemmel uyum sağlayan
ürünler yer alıyor. Yeni organik giysiler; fonksiyonel detayları ve
rahatlığının yanı sıra şıklığıyla da dikkat çekiyor. Kadınlara sadece
spor yaparken değil; doğada, kumsalda, şehirde, kısacası hayatının her
anında esneklik ve mutluluk katıyor. Açık pembe, gri melanj, koyu
indigo, siyah ve beyaz renklerin kullanıldığı koleksiyon Haziran ayında
Mavi mağazalarında satışa sunulacak. Dünyada organik denim hareketinin
öncüsü olan Mavi’nin 2008 yaz Organik Koleksiyonu’nda yoga grubunun
yanı sıra; erkekler için Hunter, Matt; kadınlar içinse Sally, Molly,
Yasmeen ve Roz isimli alt grup ürünleriyle, farklı desenlerde baskılı
tişörtler de yer alıyor.
16 Temmuz 2008 09:28 · portalmerkezi
· Etiketler
egzersiz
Biraz soluklanmak ve hafiflemek için, fitness uzmanı ve "sıkılaştırıcı" Karine Baillet tarafından hazırlanan bir reçete.
Pazartesi - Salı - Çarşamba
Şehir dışında: Kendinize
2-3 kilometrelik bir parkur seçmekle işe başlayın. İlk 10 dakika
boyunca koşmayın, kısa ve sık adımlarla yürüyün. Daha sonra 20 dakika
boyunca koşun. Somut hedefler belirleyin. Örneğin 200 metre uzaklıktaki
ağaca kadar yürüyeceğim, diğerine kadar yürüyüşümü tempolu hale
sokacağım ve sonra koşacağım. Zaman ve mesafeyi aynı şekilde
ayarlayarak bunu en az on kere tekrarlayın. Yeterince antrenmanlı
olduğunuza inanıyorsanız, elektrik direği, ağaç gibi hedeflere doğru
kısa ve tempolu adımlarla yürüyün ve diğer hedefe doğru hızınızı
sürekli arttırın.
Şehirde: Bir parkı ya da az
kullanılan yolları tercih edin. Hedefler bir bank, bir trafik levhası
ya da bir sokak lambası olabilir. Spordan sonra: Kalçalarınızda ve
bacaklarınızda kırıklık olmaması için 5 dakika daha yürüyün ve
rahatlama hareketlerini uygulayın.
Bacak arkaları için:
Bir ağaca (duvar da olabilir) yüzünüzü dönün ve ellerinizi gövdesine
yaslayın. Bir bacağınızı öne doğru bükün diğerini gergin tutun.
Topuğunuzu yerde tutarak ağacı hareket ettirmek istiyormuşsunuz gibi
itin. 30 saniye boyunca bu pozisyonu koruyun. Daha sonra aynı hareketi
diğer bacak için uygulayın. Gövdenizi yumuşak hareketlerle dizinize
doğru eğin ve nefesinizi düzenli ve yavaş almayı ihmal etmeyin.
Pozisyonunuzu 30 saniye koruyun ve bacağınız değiştirerek devam edin.
Perşembe - Cuma
Şehir dışında:
Bisikleti önce 5 dakika boyunca düz bir alanda sürün, sonra 30-40
dakikalık bir gezintiye çıkın. Vitesi düşürerek pedalların daha yavaş
dönmesini sağlayın. Böylelikle kalbiniz daha çok çalışacak ve daha az
yorulacaksınız. Koltukta gergin oturmayın ve gidonu çok sıkı tutmayın.
Vücudunuzun üst kısmını gevşek tutun ve bu zamanı karnınızı çekip
iterek kaslanması için hareket ettirmekte kullanın.
Şehirde:
Önce arabaların vızır vızır geçmediği, sakin bir yol bulun. Demin
açıkladığımız yöntemle bisikleti sürün ve klabalık yollarda da
konsantrasyonunuzu korumaya bakın.
Kalçalar için:
Yine bir ağaca veya duvara karşı yüzünüz dönük haldeyken, tek elinizi
destek almak için ağacın gövdesine yaslayın. Diğer elinizle ayak
bileğinizden tutarak topuğunuzu kalçalarınızın hizasına ne kadar
kaldırabiliyorsanız kaldırın. 30 saniye bu pozisyonda kaldıktan sonra
bacak değiştirerek devam edin.
Kalçaların arkası için: Bir ağaç kütüğünün ya da bir bankın üzerine bir bacağınızı koyun, diğer bacağınız yere basılı kalsın.
Spordan sonra: Bacaklarınızı epey zorladınız, rahatlatmak için şu birkaç hareketi uygulayın:
Bacak arkaları için: Bisikleti düşük bir vitese alarak ayağa kalkın. Önce bir topuğu sonra diğerini kullanarak bisikleti yavaşça sürün.
Gevşemek için: Bir ayağınızı pedaldan çekip bacağınızı silkin. Aynısını diğer bacağınız için de uygulayın.
Cumartesi - Pazar
Şehir dışında: Kayılabilecek
bir alan bulun. Asfaltı iyi olan bir yol, deniz kıyısında bir kaldırım
uygun olabilir. 40 dakika boyunca zaman zaman bacak değiştirerek kayın.
Rüzgara karşı bir direniş yaratmak için arada kollarınızı açık tutarak
kayın.
Şehirde: Bir ırmağın kenarındaki yol boyunca ya da bir süper marketin otoparkında kayabilirsiniz.
Spordan sonra: Kaslarınızı gevşetmek için şu hareketleri uygulayın.
Roller için: Karnınızı
içeri çekip, kollarınızı ileriye doğru uzatabileceğiniz kadar uzatın ve
öyle kayın. Düzenli nefes alıp vermeye devam edin.
Kollarınızı
öne doğru uzatıp bacaklarınızı bükün ve karnınızı içeri çekin.
Sırtınızı kamburlaştırın ve pozisyonunuzu birkaç saniye koruyun.