Yazılar
16 Temmuz 2008 06:13 · portalmerkezi
· Etiketler
zayıflama
Hiç aç kalmadan, hatta kendinizi gün boyu küçük bir kuzu yemiş gibi hissederek kilo vermek istersiniz öyle değil mi? O halde dünyada popüleritesi giderek artan, ilaçsız, üstelik hiçbir yan etkisi olmayan alternatif zayıflama yöntemleriyle tanışmanın tam sırası!
Yaz kapıya dayandı ama siz hala istediğiniz kiloya inemediniz öyle değil mi? Kabul edin, şimdiye dek boğuştuğunuz ölümcül diyetler bile bu kadar kısa bir sürede sizi eski kilonuza kavuşturmaya yetmeyecek. Yani önünüzde iki seçenek var: Ya tatili unutup evinizin sote ama güneş alan bir yerinde güneşlen- meyi tercih edeceksiniz, ya da sıkı ama etkili bir diyet programı uygulayacaksınız. Tamam kabul, ikisi de kulağa hiç ama hiç hoş gelmiyor. Hele diyet deyince tüyleriniz diken diken oluyor. Neyse, allahtan “alternatif tıp” çılar bizler gibi hem yiyip hem de zayıflamak isteyenleri de düşünmüş de birkaç zayıflama metodu geliştirip, biz kadınların bu elzem sorununu kökünden halletmeyi başarmış. İşte bu yöntemlerden bazıları:
Akupunktur
Bilinen en eski tedavi yöntemlerinden olan akupunktur Çin’de tam 5000 yıldır uygulanmasına rağmen zayıflama yöntemi olarak benimsenmesi 20yy.rastlıyor. Ülkemizde bu yöntemle kilo verdiren birçok hekim var. Bunlardan biri de 1994 yılından bu yana Kudekas isimli akupunktur yöntemini uygulayan iç hastalıkları uzmanı Dr. Gürkan Kubilay. İnsanların kilo almalarının en büyük nedenini aldıkları kaloriyle harcadıkları kalori arasında denge kuramamasına bağlayan Kubilay, “Eğer ortalama bir yeme düzeni yoksa, arada sırada yapılan katı rejimlerin kişiyi kandırmaktan öteye gidemediğini, bir süre sonra da metebolizma iyice yavaşladığından az yense bile kilo verilemiyeceğini söylüyor ve ekliyor: “Biz sistemimizle sadece kilo verdirmeyi değil, aynı zamanda doğru beslenme alışkanlığının sağlanmasını amaçlıyoruz.”
Nasıl uygulanıyor?
Akupunturun kilo kaybetmedeki en önemli amacı kendi başına yapıldığında zor olan bir şeyi kolay hale getirmek. İşte bu aşamada stres, halsizlik, yorgunluk gibi rejimin getirdiği zorluklar ortadan kalkıyor. Böylece vücutta açlığa kolayca tahammül etme sistemi kuruluyor. Bu etki de mide noktası olarak bilinen kulağa takılan manyetik iğnelerle sağlanıyor. Bu iğneler sayesinde zaman zaman açlık duyulsa da çok az yenerek açlık hissi tamamen bastırılabiliyor.
“Diyet boyunca hiç açlık hissetmedim”
Yeliz P. (34) Mimar
“Kendimi bildim bileli kiloluydum. Birçok defa diyet yaptım ancak, her seferinde diyeti bırakır bırakmaz kilolarımı geri alıyordum. Hem de fazlasıyla! Bu da kendimi çok çaresiz hissetmeme neden oluyordu. Sonra bir gün, bir arkadaşım sayesinde akupunkturla tanıştım. İğneler kulağıma takıldıktan iki gün sonra az yemek yememe rağmen, sanki tıka basa doymuş gibi kalkıyordum sofradan. Tedavim tam iki ay sürdü. Arada bir kaçamaklar yapmama rağmen iki ayda tam 10 kg verdim. Şimdi çok mutluyum.”
Ayuveda
Son yılların gözde zayıflama yöntemlerinden biri de Ayuveda. 5000 yıllık doğal sağlık sistemi Ayuveda’nın temel tedavisi olan Panca-Karma yöntemi ise damak tadından ödün vermek istemeyenlerin imdadına yetişiyor.
Nasıl uygulanıyor?
Panca-Karma sisteminin uygulanışı diğer alternatif zayıflama yöntemlerine göre biraz daha mistik. Yağla yapılan masajlar, buhar banyoları ve bitkisel terapiler tedavinin ana başılıklarını oluşturuyor.
Hastalar tedaviye önce beş gün kadar evde kendilerini hazırlayarak başlıyorlar. Daha sonraysa iki haftalık özel kür uygulanıyor. Günde üç saat yapılan buhar tedavileri, özel yağlarla yapılan masaj, vücuda uygulanan yağ akımları gibi tekniklerle toksinler, sindirim kanallarında toplanıyor ve dışarı atılıyor. Bu teknikler aynı zamanda kişinin vücut tipine uygun diyetlerle de destekleniyor. Her öğünde en fazla iki avuç yemeğin verildiği diyetler Ayuverda’nın üç beden tipi olan Kapha, Vata ve Pitta’ya göre düzenleniyor.
Buna göre Kapha beden tipine sahip olanlar, şişmanlığa en eğilimli grup kabul edilirken Vatta tipi mensupları ince yapılı olmalarıyla tanınıyor. Pitta tipi ise balık etli ve açlığa tahammülü zayıf kişiler olarak biliniyor.
“Doğru beslenmeyi öğrendim”
Yılmaz G. (42) Hekim
“Aslında şişmanlığımı fazla dert ettiğimi söyleyemem. Ama yaşımın ilerlemesi ve bir takım sağlık problemleriyle karşılaşmamdan ötürü geç de olsa zayıflamaya karar verdim. Altertatif tıpla eskiden beri ilgili olduğumdan Panca-Karma yöntemiyle zayıflamak bana çok cazip geldi. Tipik bir Vatta mensubu olduğumdan kendime uygun bir diyet seçtim ve diğer tedavi yöntemleriyle birlikte üç ayda tam 12 kg verdim.”
Hipnoz
“Bu da nereden çıktı” demeyin. Eski çağlardan bu yana en etkili tedavi yöntemlerinden biri olan hipnoz, son yıllarda fazla kilolarından kurtulmak isteyenler için de kullanılıyor. Zira uzmanlar zayıflamanın da kilo almanın da beyinde başlayıp beyinde bittiği görüşündeler. Yani onlara göre asıl doyması gereken yerimiz midemiz değil beynimiz!
Nasıl uygulanıyor?
Bir kişinin hipnozla kilo kaybetmesinin en önemli şartı, zayıflamayı gerçekten istemesi ve hipnoza tepki vermesi. Aksi takdirde bu yöntem başarılı olamıyor. Bu gerçekleşktikten sonra verilmek istenen kiloya bağlı olarak tedavinin süresi belirlenerek seanslara başlanıyor.
Hasta seans süresince üç aşamadan geçiyor. İlk bölüm “gevşeme”, ikincisi “telkin” ve üçüncüsü ise “bilinçaltının etkilenmesi”. Tedavinin özü işte bu üçüncü aşamada gizli. Bilinçaltı etkilenerek organizmanın kilo almaya neden olan besinlere tepki vermesi sağlanıyor. Örneğin seans sonrasında çikolata gibi yüksek kalorili yiyecekler yenildiğinde mide bulantısı başlıyor ve doğal olarak hasta bu yiyecekleri yiyemiyor.
Tedavi verilmek istenen kiloya ve metobolizmasına bağlı olarak 2-5 ay arasında değişiyor.
“İnanamadım ama oldu”
Zeynep(21), Öğrenci
“Hipnozla zayıflama tedavime başlayana kadar sayısız diyet denedim. Önce herşey iyi gidiyor, istediğim kiloya iniyorum. Ama sonra verdiğim kiloları aynen geri alıyordum. Diyet boyunca çektiğim sıkıntılar da cabası! Hipnoz tedavisi sırasında ise bunların hiçbirini yaşamadım. Çünkü ben istesem de beynim abur cubur yememe müsaade etmiyordu. Sonunda başardım ve bir ayda 6 kilo verdim.”
12 Temmuz 2008 08:18 · portalmerkezi
· Etiketler
makyaj
Makyaj yaparken güzel yerlerinizi daha dikkat çekici hale getirmek elinizde...
Güzellik
ve Bakım Uzmanı Mine Ülgezer, yüz şekline göre makyaj teknikleri
hakkında bilgi verdi. İşte yüze uygun iyi bir makyajın püf noktaları...
Oval Yüz
İdeal
yüz şekli olarak benimsenen oval yüz, yanaklarda genişleyip, çenede
incelen yüz şeklidir. Oval yüz için düzeltme gerektirmeyen tek yüz
şeklidir diyebiliriz ve diğer yüz şekillerine yapılan tüm müdahaleler,
yüzü ovale yaklaştırmak içindir. Bu yüz şeklinde makyaj yaparken dikkat
edilmesi gereken tek husus köşeli çizgilerden kaçınmaktır ve çizgiler
olabildiğince yuvarlak uygulanmalıdır.
Yuvarlak Yüz
Yuvarlak
yüzlerde daha anlamlı bir makyaj elde etmek için yüzün dış bölümlerine
mutlaka müdahale edilmelidir. Özellikle çene ve elmacık kemikleri
belirgin hale getirilmelidir. Bu tür işlemleri yapabilmek için cilt
rengine uygun açık ve koyu olmak üzere iki fondotene ihtiyaç vardır.
Yüze ten rengine uygun fondöten uygulandıktan sonra baz fondötenin 1,5
- 2 ton koyusu ile geriye çekmek, görüntüsünü yumuşatmak istediğimiz
kısımlar gölgelenir. Yüzün üst bölümünde, kulak kenarından başlayarak
alnın iki tarafına gölgelemeler yapılır. Alt kısımda ise, kulağın yüze
bitişik olan üst bölümünden çeneye kavisli gölge yapılır. Sonraki
aşamada kulak memesinden başlayarak, yanak çukurundan buruna doğru
kavisli bir gölge yapılır. Bu işlem elmacık kemiklerini
belirginleştirerek yüze daha anlamlı bir ifade katacaktır. Yuvarlak
yüzlerde allık elmacık kemiği üzerinden yanlarda gözün dış ucuna doğru,
aşağı bölümde ise yanak çukurunda bir üçgen oluşturacak şekilde
sürülür. Yuvarlak yüzlerde dikkatin orta bölüme çekilmesi gerektiği
için ruj canlı sürülmelidir. Ayrıca, kaşlar ve gözler çekik
boyanmalıdır.
Kare Yüz
Kare yüzlerde
yüze daha yumuşak bir ifade vermek ve yüze sertlik katan açıları
ortadan kaldırmak için dikkat yüzün orta bölümüne çekilmeli ve bunun
için de canlı renkler kullanılması gerekmektedir. Öncelikle yüze ten
rengine uygun bir fondoten uygulanır. Yüzün üst bölümünde 1- 2 ton koyu
diğer fondöten kullanılarak saç diplerinden başlayarak, şakaklara doğru
kavisli bir gölge yapılır. Daha sonraki alt bölümde ise kulağın üst
kısmından, çeneye doğru inen yay şeklinde gölge yapılmalıdır. Çeneye
aydınlatıcı tatbik edilir. Ayrıca, gözün dış kısmına ve uç yanak kemiği
üzerine de aydınlatıcı sürülür. Dudaklar canlı boyanır ve allık
yuvarlak yüzlerdeki gibi üçgen şeklinde uygulanır.
Uzun Yüz
Uzun
Yüzlerde daha canlı ve derin bir ifade elde etmek için yapılacak
işlemin yüzdeki düz görüntünün giderilmesine yönelik olması
gerekmektedir. Yüzdeki uzunluk alın yada çene bölümünün genişliği yada
burun dudak arasının genişliğinden kaynaklanabilir. Bu bölümlerin daha
az dikkat çekmesi için doğru bir gölgeleme yapılarak geri çekilmesi
gerekmektedir. Her zaman olduğu gibi yüze ten rengine uygun fondöten
uygulanır. Özellikle alın ve çene bölümü yatay bir şekilde 1-2 ton koyu
fondöten kullanılarak gölgelenir. Allık elmacık kemiği üzerinden kulağa
doğru yatay bir şekilde sürülür.
Kaşlar, gözler ve dudakların yatay
byanması daha iyi sonuç verecektir. Ayrıca alın üzerine bırakılan
perçem ve kaküller de uzun yüzlerde hoş bir ifade oluşmasına yardımcı
olacaktır. Uzun yüzlerde boyama ve gölgeleme işlemlerinin genellikle
yatay uygulanmasının sebebi yüze enine doğru çekilmiş bir görüntü
vermek içindir.
Üçgen Yüzler
Düz Üçgen Yüz:
Düz üçgen yüzlerde alın bölümü dar, çene bölümü geniştir. Dolayısı ile
alın bölümünü ortaya çıkarmak için açık renk fondöten kullanarak
aydınlatmalı alın bölümü aydınlatılırken özellikle göz kenarları ve
şakaklar da unutulmamalıdır. Çene bölümünü geri çekmek için koyu renk
fondöten kullanarak gölgelemeliyiz. Koyu fondöten ile tam kulak
altından aşağı çeneye inilerek ve yanak çukuruna doğru gölgeleme
yapılır.Gölgeler çene altından boyna doğru devam edip iyice
dağıtılmalıdır. Allık elmacık kemiği üzerine yuvarlak bir şekilde
uygulanır. Kesinlikle köşeli hatlar yapılmamalıdır. Alın dar olduğu
için kaşlar ve gözler birbirine uzak ifade verilecek şekilde boyanır.
Ters Üçgen Yüz:
Bu yüz şeklinde alın bölümü geniş,çene bölümü dardır. Dolayısı ile alın
bölümünün daraltılıp ki bunu 1-2 ton koyu renk fondöten kullanarak
gölgeleme işlemi ile yapabiliriz, çene kemiklerinin daha belirgin hale
getirilmesi gerekmektedir. Belirgin hale getirmek istediğimiz bölümler
için de açık renk fondöten yardımı ile aydınlatma işlemi yapabiliriz.
Alın koyu renk fondöten ile her iki yanına gölgeleme yapılarak
daraltıldıktan sonra belirgin ve göze çarpan görüntüsü dengelenmiş
olur. Ardından açık renk fondöten ile kulak memesinden yanak çukuru ve
çeneye doğru aydınlatma işlemi yapılır ki, böylece dar olan çene daha
belirgin bir hal alır. Alın geniş olduğu için gözler ve kaşlar
birbirine yakın ifade verecek şekilde boyanır. Allık elmacık kemiği
üzerinden ve gözün uç bölümüne doğru elips şeklinde uygulanır.
Köşeli Yüz:
Köşeli yüzlerde kare yüzlerdekine benzer sert ve açılı bir ifade
vardır. Yüze daha derin ve yumuşak bir ifade vermek için kemikli
bölümlerin geri plana çekilmesi gerekir. Bunun için koyu renk fondöten
kullanılarak gölgeleme yapılır. Ortaya çıkması istenen kısımlar ise
açık renk fondöten kullanılarak aydınlatılır. Kaşlara yuvarlak bir form
verilmesi yüzü yumuşatacaktır. Ruj kullanımında alt dudak daha ensiz,
üst dudak ise daha dolgun gözükecek şekilde boyanır. Allık elmacık
kemiği üzerine yuvarlak tatbik edilir. Köşeli yüzlerde elmacık
kemikleri çıkık ise gölgeleme yapılarak daha yumuşak bir ifade
verilebilir.
12 Temmuz 2008 08:16 · portalmerkezi
· Etiketler
dudak
,
ruj
Dudaklarınız istediğiniz etkiyi bırakıyor mu? Öpülesi dudaklar için ipuçları...
Dudaklarınız istediğiniz etkiyi yaratıyor mu?
Belki
bilmiyordunuz ama ruj sürmenin de taktikleri var. Dudaklarınızın
renginin kalıcı ve etkileyici olmasını istiyorsanız, bu listedeki
adımları takip edin!
Dudak koruyucu sürün!
Ruj
sürmeden önce dudaklarınıza mutlaka dudak koruyucusu uygulayın. Bu
rujun dudağınıza daha kolay sürülmesini ve dudağınızda daha uzun süre
kalmasını sağlar.
Dudak kenarlarına pudra sürün!
Eğer yüzünüze pudra sürecekseniz, dudak kenarlarınıza da pudra sürebilirsiniz. Böylece rujun akma riskini azaltmış olursunuz.
Dudak kalemi kullanın!
Rujunuzu sürmeden önce mutlaka dudak kalemi kullanın.
Rujunuza yakın renkte bir dudak kalemiyle dudaklarınızın kenarlarını çizin.
Daha sonra da bütün dudağınızı aynı kalemle boyayın.
Son aşama
Son olarak da rujunuzu uygulayın.
Dudağınızdaki
fazla ruju almak için bir peçeteyle dudaklarınıza hafifçe dokunabilir,
ya da parmağınızı dudaklarınızın arasına alıp hafifçe sıkabilirsiniz.
Artık dudaklarınızla büyülemeye hazırsınız...
12 Temmuz 2008 08:15 · portalmerkezi
· Etiketler
gece makyajı
Bir partiye davet edildiğinizde acaba nasıl makyaj yapsam diye
paniğe mi kapılıyorsunuz? O zaman bu yazımız tam size göre. İşte gece
makyajının püf noktaları...
Gece dışarı çıkarken,
renkli farlar ve gösterişli rujlar kullanabilirsiniz. Dikkat etmeniz
gerken ilk şey, renkli olacağım diye yüzünüzü bir ilk okul öğrencisinin
resmine benzetmemek. Renkleri kullanırken aşırıya kaçmayın ve mutlaka
yeterli ışığı olan bir yerde makyaj yapın.
Fondöten temiz ve
nemlendirilmiş cilde, nemli bir süngerle sürülmeli. Saç dipleriyle
yüzün birleştiği yerde renk farklılığı olmamalı. Fondöten bu bölgeye
küçük dokunuşlarla iyice yayılmalı.
Fondöten üzerine sürülecek
pudra şeffaf olmalı. Tek başına kullanılacaksa, ten rengine uygun
olması ve büyük pudra fırçasıyla ince bir tabaka halinde sürülmeli.
Önce gözler
Gözlerinizi
büyük göstermek için üst kirpik diplerine siyah veya kahverengi göz
kalemiyle ince hat çekmeli ve bu hattı göz ucundan biraz
taşırmalısınız. Alt kirpiklerin diplerine de ince hat çekmeli; ancak
bir pamuklu çubukla hattın keskinliğini dağıtmalısınız. Gözleriniz
birbirine yakın ise, gözün şakak tarafındaki ucunu daha koyu renk bir
farla belirginleştirmelisiniz. Gözleriniz birbirinden çok ayrık ise,
göz pınarının üstünü kaşa kadar koyuca ton bir farla gölgelemelisiniz.
Allık ne renk olmalı?
Gece
makyajında kullanılan allık biraz daha koyu olabilir; ancak çok iyi
dağıtılmalı. Yuvarlak bir yüzü daha ince göstermek için allığı, elmacık
kemiklerinin altından şakaklara doğru ve şakaklara da sürmelisiniz.
Köşeli bir yüzde ise elmacık kemiklerinin üzerine ve çenenin alt-yan
sınırına allık sürülürse daha yumuşak bir ifade sağlanabilir.
Sıra dudaklarınızda!
Dudaklar
ince ise, fondötenlenen dudakların bitimine kemik rengi bir kalemle
ince bir çerçeve çizilir ve parmak uçlarıyla iyice dağıtılarak hattın
keskinliği azaltılır. Daha son ra dudak kalemiyle çerçeve çizilir ve bu
çerçevenin içi uygun renk rujla boyanır. İnce dudaklar açık renk
rujlarla daha dolgun, kalın dudaklar ise koyu renk rujlarla daha ince
gösterilebilir.
12 Temmuz 2008 08:14 · portalmerkezi
· Etiketler
Akan rimeller, bulaşan fondötenler, 10 dakikada kaybolan rujlar… Bu
gibi sorunlar keyfini kaçırmasın. Bu tüyolara dikkat et, parti keyfini
doyasıya çıkart!
1. Stick fondötenler, sivilce
izlerini daha iyi kapatır ve uzun süre etkisini korur. Daha dayanıklı
bir makyaj için, ten rengine uygun stick bir fondötenle makyajının
bazını hazırlayabilirsin. Maybelline 3 in 1 stick fondöten kolayca
uygulanıyor, pürüzsüz bir görünüm sağlıyor.
2. T bölgesindeki
parlama, makyajında hoş olmayan bir görünüm yaratabilir. Makyaj altına
ya da üstüne, parlamayı önleyici ürünler kullanarak bu sorunlardan
kurtulabilirsin. Lancaster Matt T Zone, parlayan ciltleri anında
matlaştırıyor.
3. Göz makyajı çok önemli. Kullandığın far
hemen uçarsa yaptığın makyajın hiçbir anlamı kalmaz. Bu yüzden
dayanıklı olması gerekir. Helena Rubinstein’in tekli farlarını tercih
edebilirsin.
4. Dudakların bakımsız ise, sürdüğün ruj
çatlakların arasına girer ve dilediğin rengi elde edemezsin. Pürüzsüz
dudaklara sahip olmak için bakım ürünleri kullan. Biotherm Aquasorce
Levres içeriğindeki glycerol ve bitkisel yağlar ile, Vitamin E ve 8
koruma faktörü sayesinde dudaklarında yüksek nem, maksimum koruma
sağlar.
5. Waterproof özellikli bulaşmayan rimeller ve göz
kalemlerini tercih et ki, terden ve nemden akan makyajın güzelliğine
gölge düşürmesin. Bunun için Christian Dior dayanıklı göz kalemini ve
ancak 38 derece ısıdaki su ile çıkarılabilen Kanebo rimeli tercih
edebilirsin.
6. Dudak parlatıcıları, rujun daha kalıcı
olmasını sağlar. Üstelik dudaklarının daha dolgun görünmesini sağlıyor.
Erik, çilek ve vişne ile tatlandırılmış üç şeker rengi bulunan Lancome
Juicy Tubes’ten birini seçebilirsin.
7. En az far kadar
kullandığın allığın da kalıcılığı önemlidir. Özellikle mezuniyet
partisi için iyi bir markayı tercih et. Yves Saint Laurent allıkların
rengi çok hoşuna gidecek.
8. Makyajının hiç bozulmadan kalması
için makyaj fiksleyici ürünler kullanmak iyi bir çözüm. Biotherm Base
Magic, bu ürünlerden biri. Cildin canlı görünmesini sağlarken makyajı
tam sekiz saat sabitliyor.
9. Saçların kıvır kıvır. Sen ise
bir değişiklik yapıp partiye dümdüz saçlarla gitmek istiyorsun. Üstüne
üstlük nem ve ter yüzünden çektireceğin fönün uzun süre dayanmayacağını
da iyi biliyorsun. O halde fön öncesi, neme ve dış etkenlere karşı
koruyucu bir ürün kullanmalısın. System Desing Uncurl, nemli ortamlarda
bile fönün etkisini uzatıyor.
10. Sürdükten sadece bir saat
sonra bile en ufak darbeyle soyulan ojelerden uzak dur. Ve ojenin daha
dayanıklı olması için üzerine sabitleyici cila geç. Estee Lauder oje,
yoğun kapatma özelliğine sahip, üstelik dayanıklı.
11. Ter
kokusu ile karışan parfüm, yakışıklıları senden uzaklaştırır, ona göre!
Tüm parti boyunca yakışıklıların yanında kalması için terlemeyi
önleyici deodarant, roll–on ya da stick deodorant kullan. Clarins
Gentle Care deodarantlar, vücudun doğal fonksiyonlarına müdahale
etmeden gün boyu etkili koruma sağlıyor.
12 Temmuz 2008 08:11 · portalmerkezi
· Etiketler
makyaj
Eğer açık tenli ve sarışınsanız, şanslısınız çünkü hemen her renk
far kullanabilirsiniz. Esmerler ise rahatlıkla koyu tonlar
kullanabilir. Kızıllara gelince, onlara en çok karamel, gri, lila veya
siyah gibi renkler yakışır...
Gözler yüzün en dikkat
çekici bölgelerinden biri. Teninize ve saçınıza uygun bir göz makyajı
ile çok daha etkileyici görünebilirsiniz.
Eğer açık tenli ve
sarışınsanız, şanslısınız çünkü hemen her renk far kullanabilirsiniz.
Karamel, kahve, gri ve krem rengi özellikle yakışacaktır. Önce açık bir
rengi (yumuşak bir gri, kemik yada kehverengimsi bir pembe) kirpiklerin
dibinden göz kapağının bitimine kadar sürün. Göz kapağının üstüne ise
kahverengi, bronz gibi daha koyu renkler kullanın. En koyu tonu da
derinlik katması için göz kapağının bitiş çizgisine sürün.
Esmerler rahatlıkla koyu tonlar kullanabilirler. Koyu renk farı kirpiklerin dibine kadar, yanlara dogru hafif uzatarak sürün.
Kızıllar
ise karamel, gri, lila veya siyah gibi renkleri kullanabilirler. Bu
renklerle sarışınlarinkine benzer makyaj yapabilirsiniz ancak göz ile
burun arasındaki bölgeye fazla koyu renkler sürmekten kaçının.
Eyeliner yada göz kalemini hem üste hem alta yada sadece üste
sürebilirsiniz ama mutlaka sürdükten sonra yumuşatmalısınız. Bunu ıslak
pamukla, pamuklu çubukla yada bazı göz kalemlerinin arkalarında bulunan
silgilerle yapabilirsiniz.
Açık renkli farlar kullandıysanız ya da günlük hafif bir makyaj
istiyorsanız göz kalemini mümkün olduğunca ince sürün, ayrıca
kahverengi göz kalemi kullanmak daha doğal görünmenizi sağlayabilir.
Gözün altına da kalem çekmek yerine, kirpiklerin dibine azıcık koyu renk bir far sürmeyi deneyebilirsiniz.
Rimel sürerken de bazı şeylere dikkat etmelisiniz. Kurumuş bir rimel (3
aydan sonra kurumaya başlar) istenilen etkiyi göstermez. Rimel sürmeden
önce kirpikleriniz tarakla yada kirpik kıvırıcısıyla düzelterek,
karışmalarını ya da birbirlerine yapışmalarını engelleyebilirsiniz.
Biraz ışıltılı ve farklı bir görünüm için siyah veya kahverengi
sürdüğünüz rimelin üstüne sadece uçlarına mor yada lacivert sürmeyi
deneyebilirsiniz.
Kirpiklerinizin daha uzun ve gür görünmelerini istiyorsanız, rimelden
önce biraz pudra sürüp, kuruduktan sonra da ikinci katı sürmek
istediğiniz etkiyi yaratacaktır.
12 Temmuz 2008 08:06 · portalmerkezi
· Etiketler
sigara
Sigara cildimizin kara sarı bir görünüm almasına neden olur. Bunu engellemek için;..
Yatmadan önce 1 armutun suyunu sıkıp yüzünüze iyice yedirin. Bu cildinizin normal cilt rengini almasına yardımcı olur.Kestane balı çiğerlerinizin ve nefes yolarınızın temizlenmesine yardımcı olur.
Olgun
yarım avokadoyu, 2 tatlı kaşığı bal ve yarım limon karıştırın. Ve
yüzünüze uygulayın. 1 saat bekletin. Özellikle göz çevresine uygulayın.
Sigaranın etkisiyle oluşan kırışıklıkların oluşmasını engeller.
12 Temmuz 2008 07:58 · portalmerkezi
· Etiketler
zayıflama
Meyve ve sebzeler sağlıklı beslenme önerileri içinde en büyük yeri tutan 2 temel gruptur. Ancak tüm meyve ve
sebzelerin belirli bir enerji değeri ve şeker içerikleri vardır. Bu sebeple yenilen
miktarlar önemlidir, yarım muzun enerji değeri 1 elmaya eşittir.
Meyve porsiyonları
meyvelerin şeker içeriklerine göre ayarlanarak tavsiye edilir. Sebzelerin genelde
su ve lif oranlarının yüksek olması enerji değerlerinin düşük olmasına sebeptir.
Çiğ olarak yenilebilen kıvırcık, göbek marul, nane, maydanoz, roka, biber, domates,
salatalık gibi sebzeler çoğu zaman diyette serbest bırakılır. Pişirilerek yenilen
sebzelerde ise durum içindeki yağ miktarına ve pişirme şekline bağlıdır. Sonuç olarak
meyve ve sebzeler düşük enerji içerikli olmalarına rağmen diyet içinde tavsiye edilen
miktarların üzerinde yenilmemelidir.
Yararlarını biliyor musunuz?
Üzüm: Vücudu zararlı
madde etkilerine karşı koruyan, fitokimyasallardan flavonoidleri içerir. Kalp hastalıkları
ve kansere karşı koruyan üzüm bol bol tüketilmelidir.
Karpuz: İçerdiği laykopen
maddesinin, kansere karşı koruyucu özelliği olduğu bilinen A ve E vitaminlerinden
daha etkili olduğu saptanmıştır.
Kayısı: İçindeki beta karoten adlı madde, hücrelere
saldıran molekülleri kontrol altına alarak, kanseri önler. Bağırsakların çalışmasına
yardımcı olur.
Bir kayısı ne kadar parlaksa, içindeki beta karoten oranı da o kadar
yüksektir.
Domates: Domates özellikle laykopen yönünden zengindir. Laykopenin antioksidan
etkisi nedeniyle göğüs, sindirim sistemi, mesane ve deri kanseri riskini azalttığı
bilinmektedir.
Biber: Bol miktarda A ve C vitamini içerir.
Çilek: Bol miktarda A,
B1, B2, C ve K vitamini, protein, şeker, meyve asidi, demir, fosfor, sodyum, kalsiyum,
potasyum içerir.
Şeftali: A ve C vitaminlerini içerir.
Elma: Tok tutan, kalorisi
fazla olmayan cilde ve saçlara iyi gelen elmada A, C vitaminleri bulunuyor. Potasyum
zengini elma, sindirim için yararlı bol miktarda lif içeriyor.
Kivi: Kalp ve damar
sağlığı
açısından kolestrolün düşürülmesinde etkili bir madde olan petkin, kivi
de bol miktarda mevcut.
09 Temmuz 2008 11:18 · portalmerkezi
· Etiketler
diyet
,
zayıflama
Önerileri uyguladığınızda çabuk kilo vereceğinizden emin olun. Kısa
sürede zayıflatan veya tek tip beslenmeye yönlendiren diyetlerden hemen
vazgeçin. 453.6gr yağ 3500 kaloriye eşittir..
Diyet ve egzersizle günde 500 kalori harcadığınızda haftada yaklaşık
453.6gr yağ eritirsiniz. Eğer şimdiki kilonuzu korumak istiyorsanız,
günde 100 kalori harcamanız yeterlidir, bu da her yıl ekstradan yarım
ve bir kilo almanızı engeller. Diyete başvurmadan ağrısız ve acısız
zayıflama stratejilerini kolayca uygulayabilir ve alışkanlık haline
getirebilirsiniz.
Her gün kahvaltı yapın
Sabah kahvaltı etmeyerek zayıflamak birçok insanın başvurduğu ortak
yoldur. Çoğu insan kaloriyi azaltmak için kahvaltı yapmamanın en iyi
yol olduğunu düşünür ancak günün sonunda daha çok yerler. Bun un yerine
sağlıklı ve kilo aldırmayan yiyeceklerle kahvaltı etmeyi tercih
edebilirsiniz.
Geceleri mutfağınızı kapatın
Acıkmadığınız halde saedece sıkıldığınız için gece yarısı
atıştırmalarını ya da TV karşısında gece geç saatlere kadar birşeyler
yiyerek oturmayı bırakın. Bir fincan çay alın, canınız şekerli
birşeyler istediğinde zor eriyen sert şekerlerden bir tane, ufak bir
kaze veya külah light dondurma ya da dondurulmuş yoğurt yiyin. Şekerli
gıdalar tükettikten sonra dişlerinizi fırçalamayı ihmal etmeyin.
Tatlandırılmış içeceklerden uzak durun
Tatlandırılmış içecekler kalori doludur. Susadığınızda, serinlemek
istediğinizde sadece su, limonata, düşük yağlı veya yağsız süt, ufak
porsiyonlarda 100 meyve suyu için..
Doğal besinleri tüketin
Yemek sırasında açık büfeden uzak durun. Yiyecekleri istediğiniz kadar
tabağınıza koyun. Yemeklerden önce salata yiyin ve bir kase çorba için.
Bu sizin iştahınızı azaltır. Mutfağınızda atıştırmak istediğinizde
yiyebileceğiniz meyve ve sebzeler bulundurun.
Tahıl tüketin
Kek, beyaz ekmek, bisküvilerde kullanılan tahıllardan elde edilen un
işlenmiş, kepekleri alınmıştır. Tüketeceğiniz tahıllar ya da kepekli
yiyecekler sizin daha tok hissetmenizi sağlar. Bu nedenle kepekli
ürünleri, yiyecekleri seçin.
Evinizde kalorili yiyecekleri bulundurmayın
Mideniz kazındığında şekerli ve yüksek kalorili yiyeceklere
saldırırsınız. Bu nedenle yüksek kalorili yiyecekleri mutfakta
bulundurmayı, almayın. Bu tür restoranlardan uzak durun. Canınız
birşeyler yemnek istediğinde sağlıklı atıştırmalıkları tercih edin. Çok
yemek yememek için büyük bir bardak su içtikten sonra en az 15 dakika
bekleyin.
Porsiyonlarınızı küçültün
Eğer yemek tabaklarınızı küçültürseniz zayıflarsınız. Çoğu restoranda
ihtiyacınızdan daha fazla yemek servis edilir. Fazla yemeyi
tabaklarınızı, bardaklarınızı ve kaselerinizi küçülterek
önleyebilirsiniz.
Her yemek ve ara öğün de protein içeren besinler yiyin
Protein içeren yiyecekler daha uzun süre tok hissetmenizi sağlar. Düşük
yağlı yoğurt, ufak kase fındık, yumurtalar, kuru bakliyat ve yağsız et
yiyin. Uzmanlar her 3-4 saatte bir ufak miktarda ara öğün oluşturarak
kan şekerinizi yükseltmenizi öneriyor.
Diğer hafif alternatifleri değerlendir
Düşük yağlı salata soslarını, mayonez, süt ürünleri gibi yiyecek
alternatiflerini tüketmeyi azaltın. Kayvenizde krema yerine yağsız süt,
tatlı patates yerine beyaz patates, salatalı sandvici tercih edin.
09 Temmuz 2008 11:12 · portalmerkezi
· Etiketler
adet
,
deniz
Yıl boyunca tatil ve deniz hayalleri kuran kadınların en büyük sıkıntılarından biri de adet döneminin tatile denk gelmesi.
Kararsızsanız okuyun!
Kadınların adet dönemlerinde denize girmesinin sakıncalı olduğuna dair
yaygın bir inancın olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kadın
Sağlığı Bölümü’nden Dr. İbrahim Sözen, adetliyken denize girip girmeme
konusunda kararsız kalan kadınları aydınlattı.
Tamponla denize girmek mümkün
Kadınların adet dönemlerinde denize girmesinin sakıncalı olduğuna
yönelik inancın tıbbi bir temeli bulunmadığını söyleyen Dr. İbrahim
Sözen, “Adetliyken denize girmek mümkündür. Bunun istisnası adetin en
yoğun geldiği 1. veya 2. gün olabilir. Bu günlerde denize girmek
sakıncalı olabilir. Adetin diğer günlerinde ise, cinsel olarak aktif
olmuş kadınlar vajen içine tampon yerleştirmek suretiyle denize
girebilirler” dedi.