Yazılar
05 Temmuz 2008 08:10 · portalmerkezi
· Etiketler
güzellik
Kış mevsiminin yorgunluğunu atıp, yaz mevsimine yenilenmiş olarak
girmek istemez misiniz? Güzellik ve estetiğin buluşma noktası
Erlamer’de, yaz mevsimine bütün bir cilt ve vücut bakımı ile
yenilenerek, başlamak için ihtiyacınız olan her şeyi bulabilirsiniz.
Cilt Bakımı, Peeling, Kalıcı Makyaj, Botox, PPx Mavi Işık Terapisi,
Bölgesel Sıkılaştırma ve Selüloit Tedavisi… Kısaca güzelliğiniz için
aradığınız her şey yaza hazırlanma merkeziniz Erlamer Estetik ve
Güzellik Merkezi’nde!
Uzman Dr. Erçin Özüntürk ve ekibi ile
Erlamer, yaz mevsimine yenilenerek, güzelleşerek, hayatınıza sağlık ve
keyif katarak hazırlanmanız için size eşsiz uygulamalar sunuyor.
Tüylerinizden kurtulun
İşe
öncelikle istenmeyen tüylerinizden kurtularak başlamaya ne dersiniz?
Erlamer’de lazer epilasyon tedavisinden yepyeni bir tedavi şekli olan
PPx Mavi Işık Terapisi’ne kadar pek çok uygulama sayesinde istenmeyen
tüylerinizden de kurtulabilirsiniz. Hem de PPx sayesinde 20 – 25 dakika
gibi çok kısa bir sürede, hiçbir ağrı ve acı hissetmeden… PPx, her
türlü deri tipi ve kıl renginde %85 oranında etkili, başarılı bir sonuç
sağlıyor. PPx ile seanslar; tedavi uygulanacak bölgeye göre 4 veya 8
hafta aralıklarla uygulanıyor.
Sıra selülitlerde!
En
beğendiğiniz kıyafetler, mayoları giymek sizin de hakkınız, ama
selülitlerinizden ve fazla yağlarınızdan şikayetçisiniz. Merak etmeyin
Erlamer’de, Mezoterapi yönteminin yanı sıra en son teknolojik cihazlar
aracılığıyla uygulanan Bölgesel Sıkılaştırma ve Selüloit Tedavisi
sayesinde selüloit denen ve görünümünüzü bozarak, sizi rahatsız eden bu
estetik probleminden kurtulabilirsiniz.
Cilt bakımı
Güzelliğinizi
doğru bir cilt analizi ve bakımı ile tamamlayabilirisiniz. Biliyoruz
ki; kendinizi iyi hissetmenin yolu öncelikle sağlıklı bir bakım
programından geçer. Özellikle yaz mevsiminde taptaze ve parlak bir
cilde kavuşmak istiyorsanız; Peeling’in ne kadar önemli olduğunu
unutmamalısınız. Erlamer’de hem Kimyasal hem de Bitkisel Peeling
yapılıyor ve siz de kendinize en uygun yöntemi seçebilir; nefes alan,
sağlıkla ışıldayan, parlak bir cilde kavuşabilirsiniz.
05 Temmuz 2008 08:06 · portalmerkezi
· Etiketler
Göbek bölgesi en çok yağ birikiminin olduğu bölgedir ve cildin hemen
altında yağ dokusu bulunur. Ultrasonik ses dalgaları deri yüzeyinden
gönderilir ve ses dalgaları, cilt altı yağ dokuda yoğunlaştırılmasıyla
güçlü bir titreşim oluşur böylelikle yağ hücre zarları parçalanır ve
yağ dokusu sıvılaşır. Ultrashape yöntemi, sadece yağ hücrelerini
parçalar ve çevredeki damar ve sinirlere zarar vermez.
Ağrısız çözüm
İşlemi çekici kılan en önemli
noktası ağrısız olmasıdır. Bugüne kadar batı ülkelerinde 30,000 den
fazla uygulanmış fakat herhangi bir yan etkiye
rastlanmamıştır.Uygulamada bir seansta 300 ila 500 gram yağ eritiliyor.
Bu ortalama da 2 ila 4 cm bölgesel incelmeye denk geliyor.
Hemen işe dönebilirsiniz
İşlem
için herhangi bir ön hazırlığa gerek yoktur. İşlem sonrası günlük
aktivite veya işinize de rahatlıkla dönebilirsiniz.İstirahat
gerektirmez.İşlem yaklaşık 1–1,5 saatinizi alır.
Ultrashape
bölgesel yağlardan kurtulmak için geliştirilmiştir. Genel zayıflama
yöntemi olarak kullanılmaz.Eğer aşağıdaki şikayetlere sahipseniz
1. Zamanım yok, hızla bölgesel yağlardan kurtulmalıyım
2. Liposuction Ameliyatı olmak istemiyorum
3. İğne ile cilt altına yapılan ilaç enjeksiyonlarını istemiyorum (Uyarı: sağlık bakanlığı tarafından bu yöntem yasaklanmıştır)
4. Ağrı duymak istemiyorum
5. Spor yapmama rağmen göbek, basen, bel bölgemdeki yağlar kaldı
6. Diyet yapıyorum ama belim ve basenim incelmiyor.
O halde ultrasonik zayıflama ile tanışmanın zamanı geldi.
05 Temmuz 2008 08:02 · portalmerkezi
· Etiketler
Karnınızdaki şişkinlik genellikle mide ve bağırsaklarda gaz
birikmesi ile ilgili bir durumdur ve bunu takip eden süreç biraz
ağrılıdır. Bu durumu ancak gaz çıkararak sona erdirebilirsiniz. Karın
şişkinliğine bir çok şey sebep olabilmekle beraber bunlardan bazıları
yağlı besinlerin hazım zorluğu, stres, endişeli ruh hali, sindirim
sistemindeki enfeksiyonlar gibi sebepler olabilir.
Gaz nedeniyle oluşan şişkinliğe karşı ne yapmalı?
1.
Her yutkunmamızda bir miktar hava yutarız ve bu durum hızlı
yediğimizde, heyecanlı ve stresli olduğumuzda, sakız çiğnerken, kamışla
bir şeyler içerken artabilir ve bu hava bağırsaklarımızda gaz
oluşmasına sebep olur.
2. Sebze ve meyveler,
tahıllar ve baklagiller sağlıklı lifler bakımından son derece
zengindir. Buna rağmen gaz şikayetiniz varsa bu besinleri tüketirken
daha dikkatli olun özellikle çiğ tüketmemeye özen gösterin.
3. Bazı
durumlarda bağırsak hareketlerini arttırmak adına lif takviyeleri de
ani ve fazla gaz oluşturabilir. Bira gibi gazlı içecekler de gaz
üreticilerindendir.
Eğer şişkinliğiniz geçmiyorsa doktor kontrolüne geçmelisiniz.
Karın şişkinliğinden kurtulmak için:
1.
Soğan, brüksel lahanası, karnabahar, brokoli, kuşkonmaz, armut, sakız,
bira, sütten bir süre uzak durarak bu besinlerin sizde karın şişliğine
sebep olup olmadığını anlayabilirsiniz.
2. Yapay tatlandırıcılardan uzak durun.
3. Küçük porsiyonlarda yemek yemeye alışmaya çalışın. 3 ana 3 ara öğün kuralını hayatınıza geçirin.
4.
Yemekleri küçük lokmalar halinde yemeye gayret edin. Aceleniz varken,
heyecanlı veya stresli olduğunuz anlarda yemek yememeye özen gösterin.
5. Diş sağlığınıza daha fazla önem verin.
6. Sigarayı bırakmaya gayret edin zira bu daha fazla hava yutmanıza sebep olur.
05 Temmuz 2008 07:53 · portalmerkezi
· Etiketler
diyet
,
zayıflama
Önerileri uyguladığınızda çabuk kilo vereceğinizden emin olun. Kısa
sürede zayıflatan veya tek tip beslenmeye yönlendiren diyetlerden hemen
vazgeçin. 453.6gr yağ 3500 kaloriye eşittir. Diyet ve egzersizle günde
500 kalori harcadığınızda haftada yaklaşık 453.6gr yağ eritirsiniz.
Eğer şimdiki kilonuzu korumak istiyorsanız, günde 100 kalori harcamanız
yeterlidir, bu da her yıl ekstradan yarım ve bir kilo almanızı
engeller. Diyete başvurmadan ağrısız ve acısız zayıflama stratejilerini
kolayca uygulayabilir ve alışkanlık haline getirebilirsiniz.
Her gün kahvaltı yapın
Sabah
kahvaltı etmeyerek zayıflamak birçok insanın başvurduğu ortak yoldur.
Çoğu insan kaloriyi azaltmak için kahvaltı yapmamanın en iyi yol
olduğunu düşünür ancak günün sonunda daha çok yerler. Bun un yerine
sağlıklı ve kilo aldırmayan yiyeceklerle kahvaltı etmeyi tercih
edebilirsiniz.
Geceleri mutfağınızı kapatın
Acıkmadığınız
halde saedece sıkıldığınız için gece yarısı atıştırmalarını ya da TV
karşısında gece geç saatlere kadar birşeyler yiyerek oturmayı bırakın.
Bir fincan çay alın, canınız şekerli birşeyler istediğinde zor eriyen
sert şekerlerden bir tane, ufak bir kaze veya külah light dondurma ya
da dondurulmuş yoğurt yiyin. Şekerli gıdalar tükettikten sonra
dişlerinizi fırçalamayı ihmal etmeyin.
Tatlandırılmış içeceklerden uzak durun
Tatlandırılmış
içecekler kalori doludur. Susadığınızda, serinlemek istediğinizde
sadece su, limonata, düşük yağlı veya yağsız süt, ufak porsiyonlarda %
100 meyve suyu için..
Doğal besinleri tüketin
Yemek sırasında açık
büfeden uzak durun. Yiyecekleri istediğiniz kadar tabağınıza koyun.
Yemeklerden önce salata yiyin ve bir kase çorba için. Bu sizin
iştahınızı azaltır. Mutfağınızda atıştırmak istediğinizde
yiyebileceğiniz meyve ve sebzeler bulundurun.
Tahıl tüketin
Kek,
beyaz ekmek, bisküvilerde kullanılan tahıllardan elde edilen un
işlenmiş, kepekleri alınmıştır. Tüketeceğiniz tahıllar ya da kepekli
yiyecekler sizin daha tok hissetmenizi sağlar. Bu nedenle kepekli
ürünleri, yiyecekleri seçin.
Evinizde kalorili yiyecekleri bulundurmayın
Mideniz
kazındığında şekerli ve yüksek kalorili yiyeceklere saldırırsınız. Bu
nedenle yüksek kalorili yiyecekleri mutfakta bulundurmayı, almayın. Bu
tür restoranlardan uzak durun. Canınız birşeyler yemnek istediğinde
sağlıklı atıştırmalıkları tercih edin. Çok yemek yememek için büyük bir
bardak su içtikten sonra en az 15 dakika bekleyin.
Porsiyonlarınızı küçültün
Eğer
yemek tabaklarınızı küçültürseniz zayıflarsınız. Çoğu restoranda
ihtiyacınızdan daha fazla yemek servis edilir. Fazla yemeyi
tabaklarınızı, bardaklarınızı ve kaselerinizi küçülterek
önleyebilirsiniz.
Her yemek ve ara öğün de protein içeren besinler yiyin
Protein
içeren yiyecekler daha uzun süre tok hissetmenizi sağlar. Düşük yağlı
yoğurt, ufak kase fındık, yumurtalar, kuru bakliyat ve yağsız et yiyin.
Uzmanlar her 3-4 saatte bir ufak miktarda ara öğün oluşturarak kan
şekerinizi yükseltmenizi öneriyor.
Diğer hafif alternatifleri değerlendir
Düşük
yağlı salata soslarını, mayonez, süt ürünleri gibi yiyecek
alternatiflerini tüketmeyi azaltın. Kayvenizde krema yerine yağsız süt,
tatlı patates yerine beyaz patates, salatalı sandvici tercih edin.
05 Temmuz 2008 07:52 · portalmerkezi
· Etiketler
form
İşte Japonların kilo almadan yıllarca genç kalmalarının sırları..
Gözlerinizle yiyin
Japonların
yemek sırrı yavaş ve ufak parçalarla küçük porsiyonlarda yemek..
Yemeğinizi yavaş yerseniz beyninizde tokluk hissi oluşacak ve az
yiyeceksiniz. Kaloriyi azaltmak acı vermez. Ekstra bir yiyecek
yemeksizin, çikolata, cips, bisküvilerin yerine meyve, sebze ve
çorbaları tercih edebilirsiniz.
Küçük porsiyonlar
Porsiyon güçtür. Japonlar yemeklerini küçük tabaklarda ve kaselerde
alırlar. Akşam yemeklerinde herşey azar azar tadılır. Ufak porsiyonlar
belki de sağlıklı yaşamalarının ve zayıf kalmalarının en önemli
yoludur. Araştırmalara göre ise, büyük servislerde sunulan yemekler
bitirilmeye çalışıldığınmdan kilo almaya neden oluyor. Büyük tabaklarda
servis edildiğinde kişi % 45 daha fazla yiyebiliyor. Bu hem iyi hem de
kötü haber! Düşünmeden yenildiği için kötü, yiyeceklerin değerini
değiştirmeye yardımcı olduğu için iyi haber. Daha az yemeye
alışılabilir öyl değil mi?
Temel besin kaynağı pirinç
Japon diyetinde pirincin büyük yeri var. Bir kişi günde 6 kereden fazla
pirinç yiyebilir. Kahvaltı dahil hemen hemen her öğünde küçük bir
kasede pirinç servis edilir. Yağ oranı düşük, kompleks karbonhidrata
sahip pirinç birkaç kalorinin yükselmesine neden olabilir. Hamur işi ve
bisküvileri göbeklenmeye neden olabileceği için azaltmanız gerekir.
Kalbe yararlı yağlar içeren pirinç, Japonya'da sadece haşlanarak yenir,
yağ eklenmez.
Sebzeler lezzetlidir
Japon kadınları haşlanmış, karışık sebzeleri yemeye bayılırlar. Kırmızı
biber, kabak, taze fasulye, patlıcan, soğan, domates, yeşil biber,
salata, havuç, ıspanak, pancar, şalgam, patates, mantar, deniz
sebzeleri, patates gibi sebzeler beslenme alışkanlıklarında önemli yer
tutar. Bir öğünde en az 4-5 farklı sebze yemeği servis edilir. Hiç
kimse sabah kahvaltısında salata yemenin veya çorba içmenin garip
olduğunu düşünmez.
Ana yiyecek balık
Özellikle somon, tuna, sardalya, uskumru ve ringa balığı gibi yağlı
balıklar, kalbe yararlı omega-3 kaynağıdır. Japonlar dünyanın % 2'sini
oluşturmalarına rağmen dünya balığının % 10'unu tüketirler. Dolayısıyla
Japonlar daha az kırmızı et tüketirler ve kırmızı etin neden
olabileceği hastalık risklerinden korunurlar.
Soya yararlıdır
Soya yetiştirilmeye ve tüketilmeye başladığından beri, kırmızı et kadar
yararlı olduğu ancak daha az yağ içeridiği biliniyor. Bu nedenle Japon
yemeklerinde daha çok soya yağı kullanılır. Bunun yanı sıra soya,
mayalanmış çorba olarak da tüketilir.
Sağlıklı tatlılar
Japon tatlıları mevsim meyvelerinin karışımıdır. Dondurma ve kek gibi
tatlı türlerini daha çok seven Japonlar, tatlıdan sonra bir fincan
Japon yeşil çayı içmeyi ihmal etmez. Sadece birkaç düzenleme ile Japon
diyetinizi uygulayabilir ve daha sağlıklı yaşayabilirsiniz. Öncelikle
her yerde olan beyaz yerine, kahverengi pirinç tüketin. Sushi'yi tercih
ederken 2-3 damla soya sosu ilave etmeniz yeterli olacaktır.
05 Temmuz 2008 07:51 · portalmerkezi
· Etiketler
zayıflamak
Daily Mirror Gazetesi, en iyi zayıflatan 10 yiyeceği belirledi. En iyi
zayıflatan yiyecekler ve vücutta yaptıkları etkiler şöyle:
Esmer pirinç: B Vitamini deposu olması sayesinde proteinleri, yağları parçalıyor, hazmı kolaylaştırıyor.
Greyfurt: Metabolizmayı hızlandırıyor, vücut direncini artırıyor.
Kırmızı üzüm: Dolaşım sistemini temizliyor. İçerdiği lif, vitamin ve mineraller sayesine kolesterolün düşmesine yardımcı oluyor.
Salatalık: Lif zengini olması sayesinde tokluk hissi veriyor. Ayrıca sağlıklı bir su deposu.
Nar: Hormonları dengeliyor. Bu sayede kiloyu kontrol etmek daha kolaylaşıyor. Ayrıca güçlü bir antioksidan...
Azuki fasulyesi (Küçük kırmızı fasulye): Fasulyeler arasında en az yağ oranına sahip... Vücutta daha fazla suyu tutuyor.
Brokoli: Lif ve C vitamini deposu... Ayrıca kilo vermeye yarayan kalsiyum içeriyor. Karaciğere iyi geliyor. Hazma yardımcı oluyor.
Elma: Hafif tatlı, bağırsakları harekete geçiriyor.
Kiraz: Yumuşak bir müshil etkisi yapıyor ve kilo kaybına neden oluyor.
Yulaf: Tokluk ve şişkinlik hissi veriyor. Bir kase lapası vücutta üç kase su tutmayı sağlıyor.
05 Temmuz 2008 07:42 · portalmerkezi
· Etiketler
sıfır benden
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün halkı
bilgilendirmek amacıyla hazırladığı bilgilendirme yazısında, bir yanda
değişen beslenme alışkanlıkları, diğer yanda güzelliğin “sıfır beden”
gibi ölçülere indirgenmesi nedeniyle, bireylerin bilinçsizce sağlıksız
zayıflama diyetlerini uygulamalarının pek çok sağlık sorunun gelişimine
neden olduğu belirtildi. Ayrıca bilinçsizce yapılan çok düşük kalorili
sağlıksız zayıflama diyetlerinin; baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu,
yorgunluk, kalp ritminde bozukluk, tansiyon düşüklüğü, adet
düzensizlikleri, kabızlık, kansızlık, ciltte kuruluk ve saç dökülmesi
gibi pek çok sorunu da beraberinde getirdiği bildirildi.
İşte 10 altın uyarı
Sağlık
Bakanlığı, “sıfır beden”e ulaşmak için bilinçsizce yapılan diyetlere
karşı hazırladığı yazısında 10 altın uyarıda bulundu:
- Vücut
ağırlığının kontrol altına alınmasında temel ilke; besinlerle vücuda
alınan enerji ile günlük harcanan enerjinin dengede tutulmasıdır. Vücut
ağırlığının azaltılmasına yönelik zayıflama diyetlerinde ise,
besinlerle sınırlı enerji alınması ile birlikte vücudun ihtiyacı olan
besin öğesi gereksinimlerinin karşılanması temel alınmalıdır.
- Sağlıklı
zayıflama diyetleri bu ilkeyi göz önünde bulunduran diyetlerdir ve
doktor kontrolü ve diyetisyen gözetimi altında uygulanmalıdır.
Zayıflama diyetleri tamamen kişiye özgüdür ve bireyin yaşı, beden
yapısı, boy uzunluğu, cinsiyeti, mesleği, mevcut hastalıkları, beslenme
alışkanlıkları gibi faktörler göz önünde bulundurularak hazırlanmalıdır.
- Sağlıklı
zayıflamak için kısa sürede hızlı kilo kaybı sağlayan, çok düşük
enerjili şok diyetler ve tek tip besine dayalı diyetlerden kaçınılmalı,
sağlık kontrolleri yaptırıldıktan sonra diyetisyen tarafından bireye
özgü olarak hazırlanan ve haftada 0.5-1 kilogram ağırlık kaybına yol
açan, yavaş ve uzun sürede zayıflamayı hedefleyen, zayıflama
diyetlerinde mutlaka besin çeşitliği sağlanmalı, tek tip beslenmeye
dayalı diyetler uygulanmamalıdır.
- Öğün atlamamaya ve düzenli aralıklarla günde 3 ana, 3 ara öğün tüketmeye özen gösterilmelidir.
- Zayıflama
diyetlerinin uygulanması esnasında sıklıkla ortaya çıkan kabızlık
probleminin önlenmesi açısından lif içeriği yüksek besinlerin tüketimi
arttırılmalıdır. Tatlı, pasta gibi şekerli besinlerin tüketimi
azaltılmalı, kuru baklagiller grubuna giren nohut, mercimek, kuru
fasulye gibi kan şekerini dengeleyici besinlerin tüketimi
arttırılmalıdır.
- Tokluk hissini uyandıran sinyallerin
yaklaşık 20 dakika içinde beyine ulaştırılması nedeniyle hızlı yemek
tüketiminden kaçınılmalı, besinler iyice çiğnenmemeli ve yavaş yemek
yemeğe özen gösterilmelidir.
- Yemek yerken başka bir işle
meşgul olmak farkında olmadan fazla besin tüketimine neden olabilir. Bu
yüzden yemek yemek başlıbaşına bir olay olarak algılanmalı ve yemek
yerken başka bir işle meşgul olunmamalıdır. Yemekleri mümkün olduğunca
küçük tabaklarda porsiyonlayarak tüketmeye özen gösterilmelidir.
- Yemeklerde
kullanılan yağ türüne de dikkat edilmeli, aşırı yağlı besinler ve
kızartmalardan kaçınılmalıdır. Yemekler pişirilirken haşlama, ızgara
veya fırında pişirme gibi sağlıklı yöntemler tercih edilmelidir.
- Vücutta oluşan zararlı maddelerin atımı ve barsak sağlığı için günde en az 2 litre su tüketmeye özen gösterilmelidir.
- Haftada en az 3 kez ve 30 dakika süreyle düzenli fiziksel aktivite yapmaya özen gösterilmelidir.
Zayıflama bantları ve ilaçlarını doktor kontrolü dışında kullanmayın
Yaz
aylarının yaklaştığı günlerde düşük kalorili diyetlerden uzak durulması
gerektiğine dikkati çeken Sağlık Bakanlığı, hızlı kilo kaybına neden
olacak çok düşük kalorili ve sağlıksız zayıflama diyet uygulamalarının
yaygınlaştığını ve piyasada satılan zayıflama bantları ile bitkisel
karışımların kontrolsüzce kullanıldığını bildirdi. Bakanlık, bu tür
ürünlerin kontrolsüzce kullanımının sağlık açısından sakıncalara neden
olduğu ve ağırlık kaybının sağlanmasında sadece geçici çözümler
yarattığının unutulmaması gerektiğine işaret etti. Ayrıca bireylerin
yeterli ve dengeli beslenmeye özen göstermelerinin, hareketli bir yaşam
tarzını benimsemelerinin, sağlıklarının korunması ve geliştirilmesi ile
yaşam kalitelerinin arttırılması açısından büyük önem taşıdığı da
belirtildi. Öte yandan vücut ağırlığının denetiminin sağlanmasında,
bireye özgü, diyetisyen tarafından hazırlanacak olan zayıflama
diyetlerinin, mutlaka sağlık kontrollerinden geçtikten sonra doktor
kontrolü altında uygulanması ve hızlı kilo vermeye yönelik zayıflama
ilaçları, bantları, bitkisel karışımların bilinçsizce ve kontrolsüzce
doktor tavsiyesi olmadan kesinlikle kullanılmaması gerektiği
bildirildi. Sağlık Bakanlığı’nın uyarı yazısında, çok düşük kalorili
diyetlerin, bireyin bazal metabolizma hızının düşmesine, diyetin
bırakılması sonrasında hızla verilen kiloların geri alınması nedeniyle
de bireylerin sürekli zayıflama diyeti uygular hale gelmesine neden
olduğu ifade edildi.
05 Temmuz 2008 06:21 · portalmerkezi
· Etiketler
diyet
,
zayıflama
Hızlı zayıflatan, kolesterolünüzü düşüşüren ve enerji veren 3 günlük
diyet programı.. Bu diyet ile doğru beslenme düzenine de kavuşurken,
sıvıdan çok yağ yakacak ve yaklaşık 4,5 kilo zayıflayacaksız. Diyette
yedikleriniz ve porsiyonlarınız oldukça önemli. Bu diyeti yaparken
egzersiz de yapmanız gerekmiyor.
3 GÜNLÜK DİYET PROGRAMI
1. GÜN
Kahvaltı
Kahve ya da çay
Yarım bardak üzüm ya da portakal suyu
Tost ekmeğiyle yağsız tost
Öğle yemeği
Ufak boy konserve ya da taze somon
Bir dilim tost ekmeği
Kahve ya da çay
Akşam
100 gr yağsız et ya da tavuk
Bir kase taze fasulye
1 kase havuç
1 elma
1 kase vanilyalı dondurma
2. GÜN
Kahvaltı
Kahve ya da çay
1 yumurta
Yarım muz
Tost ekmeğiyle yağsız tost
Öğle
Ufak boy konserve ya da taze somon
8 adet tuzsuz kraker
Akşam yemeği
2 ince dilimlenmiş biftek
1 fincan borkoli ya da lahana
Yarım kase havuç
Yarım muz
1 kase vanilyalı dondurma
3. GÜN
Kahvaltı
Kahve ya da çay
5 tuzsuz kraker
Bir dilim peynir
1 elma
Öğle yemeği
Kahve ya da çay
Haşlanmış yumurta
Tost ekmeğiyle yağsız tost
Akşam yemeği
Ufak boy konserve ya da taze somon
1 kase havuç
1 kase karnabahar
1 kase kavun
1 kase vanilyalı dondurma
Yemek listenize bağlı kalın. Diyeti yapanlar 4 bardak su ya da kalori içermeyen içecekler içebilir.
05 Temmuz 2008 06:14 · portalmerkezi
· Etiketler
meyvelerin yararları
Markete ya da pazara gittiğinizde filenize doldurduğunuz meyve ve
sebzelerin sağlığınızı nasıl etkilediğini biliyor musunuz? Kabağın K
vitamini, brokolinin şifa deposu olduğundan haberiniz var mı? Bu
soruların yanıtını bilirseniz, evinize vitamin ve şifa dolu bir fileyle
dönebilirsiniz. Medical Park Fatih Hastanesi’nden Diyetisyen Sevil Nas
Can; çok sık tükettiğimiz, marketten ve pazardan aldığımız meyve ve
sebzelerin besin değerleri hakkında bilgi verdi:
ELMA:
C ve E vitamini, folik asit, pektin ve flovonoid içerir. Bağırsak
sisteminin korunmasında faydalı ve posadan zengindir. Kolesterol
düşürücü etkisi vardır. Kan şekerini kontrol altında tutar ve vücut
direncini artırır. Kas ve eklem ağrılarının azalmasına yardımcı olur.
KABAK: K ve C vitamini içerir. Kanın pıhtılaşmasını düzenler. Kemik gelişimini sağlar. Böbrek fonksiyonlarında faydalıdır.
ARMUT: Fosfor,
kalsiyum ve potasyumdan zengindir. Kalp kaslarının düzenli çalışmasına
fayda sağlar. Tansiyon ayarlamasında etkilidir. Posadan zenginliği
nedeniyle bağırsakları çalıştırır.
DUT: Kalsiyum, C ve B vitamini ile bol lif içerir. İdrar söktürücü ve bağırsak çalıştırıcıdır.
KİRAZ: Kalsiyum, fosfor ve C vitamini içerir. Diş çürümesini önlemede faydalıdır. İdrar söktürücüdür. Vücudun su dengesini sağlar.
ERİK: A ve C vitamini ile kalsiyumdan zengindir. Bağırsak çalıştırıcı ve direnç artırıcıdır.
YENİ DÜNYA (MALTA ERİĞİ): A vitamini deposudur. Görmeye ve büyümeye faydalıdır.
İNCİR: Bol posa, kasiyum, fosfor ve magnezyum içerir. Sindirime yardımcıdır. Kemik ve diş sağlığına etkilidir.
ÜZÜM: Potasyum ve C vitamini deposudur. Sindirim sistemi üzerinde faydalıdır. Vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir.
HİNDİBA: Potasyum, folik asit, C, A ve E vitamini
içerir. Demir içeriğiyle kansızlığa iyi gelir. Yüksek lif içeriğiyle
bağırsakları çalıştırır. Toksin atıcı ve idrar sökücüdür. İştah açıcı
özelliği vardır.
ANANAS: Potasyum, fosfor,
demir, A ve C vitamini içerir. Toksin atıcıdır. Bağırsakların düzenli
çalışmasını sağlar. Cilt sağlığında etkindir. Zindeliği artırır.
HAVUÇ:
A, B, D ve E vitamini kaynağıdır. Cilt ve kemik sağlığında, hücre
yenilenmesinde faydalıdır. Saç dökülmesini azaltır ve saçı canlandırır.
SALATALIK: A,
B ve C vitamini ile fosfor ve selenyum deposudur. Güçlü bir
antioksidandır. Cildi nemlendirir. İdrar yolları enfeksiyonlarında
faydalıdır. Bol miktarda posa içermesinden dolayı barsak
çalıştırıcıdır. Sakinleştirici etkisi vardır ve toksin atıcıdır.
ŞALGAM: C
vitamini, potasyum ve magnezyum içerir. Yüksek tansiyona iyi gelir. Lif
içeriğiyle bağırsak çalıştırıcıdır. Antioksidan özelliği ile kansere
karşı koruyucu etkileri vardır.
SOYA: A
vitamini, folik asit, doymamış yağ asitleri, demir ve yüksek oranda lif
içerir. Kalp sağlığını korur. Tansiyona iyi gelir. Bağırsak
çalıştırıcıdır. Antioksidan özelliği ile kansere karşı koruyucudur.
Kemikleri güçlendirir.
KUŞBURNU: A, C, D ve E
vitamini yönünden zengindir. Antioksidandır. İdrar yolları
enfeksiyonlarında etkilidir. Bağırsak çalıştırır. Enfeksiyonlara karşı
vücudu korur. Güçsüzlük ve halsizliğe iyi gelir.
BROKOLİ:
A, C, E, B1 ve B2 vitamini ve bol miktarda posa içerir. Kalp
hastalıklarına karşı korucudur. Prostat ve kolon kanseri riskini
azaltır. Demir ve folik asitten zengindir. Kansızlığa faydalıdır.
MARUL: A, B ve E vitamini içerir. Sinir sisteminde faydalıdır. Büyüme ve gelişmede, cilt ve saç sağlığında olumlu etkileri vardır.
SOĞAN:
A, B ve C vitamini ile fosfor ve kükürtten zengindir. Doğal
antibiyotiktir. Bronş açıcı, bağırsak çalıştırıcıdır. Dayanıklılığı
arttırır. Kemik ve diş sağlığında faydalıdır.
SARIMSAK: A, B, C ve E vitamini ile sakaroz içerir.
Yaşlanmayı geciktirir. Kireçlenmede faydalıdır. Yüksek tansiyonu
ayarlar. Doğal antibiyotiktir. Ödem sökücüdür. Damar gelişiminde
faydalıdır.
KEREVİZ: A ve E vitamini ile folik
asit ve potasyum içerir. İdrar söktürücüdür. Sindirimi kolaylaştırır.
Sinir sisteminde yatıştırıcı etkisi vardır.
KARPUZ: A
ve C vitamini ile fosfor ve potasyum içerir. Böbrekteki kum ve taşların
atılmasında faydalıdır. Toksin atıcıdır. Sıvı ihtiyacının
karşılanmasına da katkısı vardır.
KAVUN: A vitamini, potasyum ve
folik asitten zengindir. Damar tıkanıklığında, bağırsakların
çalışmasında etkilidir. Göz sağlına fayda sağlar.
BRÜKSEL LAHANASI: C
ve B vitamini ile kalsiyum ve demirden zengindir. Kalp sağlığına ve
kansızlığa iyi gelir. Kas gelişiminde faydalıdır. Bağışıklık sistemini
güçlendirir. Yüksek tansiyonu düşürmede fayda sağlar.
LAHANA:
Folik asit, A, B ve E vitamini yönünden zengindir. Güçlü
antioksidandır. Mide rahatsızlıklarında ve hazımsızlık gidermede
faydalıdır. Toksin atıcıdır.
PAZI: A ve C
vitamini ile folik asitten zengindir. Beden güçlendiricidir. Demirden
zengin olması sebebiyle kansızlığa iyi gelir. Bol posa içerir. Bağırsak
rahatsızlıklarında faydalıdır.
KARNABAHAR: Potasyumdan zengindir. C vitamini içerir. Kalp hastalıklarında ve tansiyon düşürmede faydalıdır.
YER ELMASI:
İnsülin ve glikoz içerir. Emziren annelerde süt artırıcı etki yapar.
Böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Cilde faydalıdır.
PIRASA: Demir, kalsiyum ve potasyum içerir. İdrar sökücüdür. Bronş açıcıdır. Sindirimi kolaylaştırır.
PATATES: C ve B vitamini ile fosfor ve potasyumdan
zengindir. Hazımsızlığı giderir. Mide rahatsızlıklarında faydalıdır.
Kalp üzerinde olumlu etkileri vardır. Nişasta içeriğinden dolayı kan
şekerinin hızla yükselmesine sebep olabilir.
ENGİNAR: Bol
posa içerir. Kalsiyum, potasyum, magnezyum, A ve C vitamini içerir.
Karaciğer ve safra kesesi sağlığını korur. Sindirimi kolaylaştırır.
Böbreklerin çalışmasını düzenler. Toksin atıcıdır.
TAZE FASULYE: Folik asit, potasyum, A ve C vitamininden zengindir. Kötü kolesterolün düşmesinde yardımcıdır. Antioksidan özelliği vardır.
AVOKADO: Potasyum,
magnezyum, A ve E vitamini içerir. Lif oranı yüksektir. Kabızlığa iyi
gelir. Kalın bağırsak ve hemoroit için faydalıdır. Yüksek tansiyonu
düşürücü etkisi vardır.
BAMYA: A, B ve C vitamini içerir. Sindirime yardımcıdır.
BÖRÜLCE: Kalsiyum, posa, potasyum ve A vitamini içerir. Kolesterolün ve tansiyonun düşmesinde faydalıdır. Kabızlığa iyi gelir.
AYVA: A, B ve C vitamini içerir. Mideyi rahatlatır. İshale karşı korucudur. Cilde faydalıdır.
BAKLA: A ve C vitamini içerir. Lif yönünden zengindir. Kabızlığa iyi gelir. Kolesterole ve kansere karşı koruyucudur.
ISPANAK:
B ve C vitamini ile magnezyum ve çinkodan zengindir. Cilt sağlığına,
sinir sistemine, sindirime, göz sağlığına, büyümeye ve gelişmeye
faydalıdır.
MISIR: Protein, A, B ve C vitamini
yönünden zengindir. Damar sertliğine ve kolesterole faydalıdır. İdrar
söktürücüdür. Böbreklerin düzenli çalışmasında fayda sağlar.
MUZ: B6 vitamini ve potasyumdan zengindir. Hücre
yenilenmesinde ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinde faydalıdır.
Elektrolit dengesini sağlar.
KAYISI: A, B ve C
vitamini içerir. Cilt, göz ve bağışıklık sistemine fayda sağlar. Kemik
gelişimini arttırır. Kansızlığa iyi gelir. Kas ve sinir sistemini
güçlendirir.
VİŞNE: A vitamini ve potasyumdan zengindir. İdrar söktürücüdür. Karaciğer ve mide üzerinde olumlu etkileri vardır.
ŞEFTALİ:
C vitamini, potasyum ve posadan zengindir. Hazmı kolaylaştırır. Sinir
sistemine faydası vardır. Vücudun savunma sistemini güçlendirir.
AHUDUDU:
Folik asit, C, E ve A vitamini içerir. İştah açıcı ve idrar sökücüdür.
Diş sağlığına iyi gelir. İshali önler ve ateş düşürücüdür.
DOMATES:
Folik asit, magnezyum, potasyum, B ve A vitamini içerir. Hücre
yenilenmesinde, bağışıklığın artmasında, kemik ve kas gelişiminde
etkilidir.
PATLICAN: B1, B2, C ve A vitamini içerir. Sinir sistemine iyi gelir. Cilt sağlığına ve bağışıklık sistemine faydalıdır.
TRABZON HURMASI: A ve C vitamini ile potasyumdan zengindir. İshal koruyucudur. Göz ve cilt sağlığına olumlu etkileri vardır.
PORTAKAL: C vitamini ve flovanoid denilen antioksidan
deposudur. Kansızlığa iyi gelir. Kalp ve atardamarları korur.
Kolesterol düşürücüdür. Bağışıklık sistemini güçlendirir.
NAR: C vitamini, demir ve potasyum deposudur. Çok güçlü antioksidandır. Kansere karşı koruyucudur.
MANDALİNA:
C ve A vitamini ile potasyum yönünden zengindir. Hastalıklara karşı
vücudun direncini arttırır. Yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur.
Damar sertliğine faydası vardır. Güçlü bir antioksidandır.
GREYFURT:
Folik asit, potasyum ve C vitamini kaynağıdır. Hücre yenilenmesinde ve
büyümesinde etkilidir. Güçlü antioksidandır. Bağışıklık sistemini
kuvvetlendirir. Damar sertliğine faydası vardır.
KİVİ: C vitamini deposudur. Yaşlanmayı geciktirir. Güçlü antioksidandır. Alerjiye karşı bağışıklığı arttırır.
ÇİLEK: A, C ve E vitamini ile folik asitten zengindir. Kas ve eklem ağrılarında faydalıdır. Cilde iyi gelir. İdrar sökücüdür.
YEŞİL BİBER: C vitamini yönünden çok zengindir. Güçlü bir antioksidandır.
LİMON: Yüksek
oranda C vitamini içerir. İskorbüt hastalığına iyi gelir. Güçlü
antioksidandır. İdrar sökücüdür. İdrar yolları iltihabında faydalıdır.
MAYDANOZ:
Çok yüksek oranda C vitamini içerir. Ayrıca folik asit, A ve E vitamini
yönünden zengindir. Büyüme, kemik ve diş sağlığı gelişiminde etkindir.
MANGO: A ve C vitamini yönünden hayli zengindir. Göz ve cilt sağlığına iyi gelir. Antioksidan özelliği ile kansere karı koruyucudur.
PEPİNO: C vitamini, fosfor ve potasyum kaynağıdır. Eklem romatizmasında, kemik gelişiminde ve hemofili hastalığında etkilidir.
05 Temmuz 2008 06:11 · portalmerkezi
· Etiketler
diyet
,
incelmek
Dünyada uygulanmaya başladığı anda bölgesel incelme sağlamasıyla
ünlenen Lipodissolution tedavisi her türlü kilo verme ve bölgesel
incelme çabalarına rağmen bölgesel yağlarında azalma olmayanlara çözüm
sunuyor. Yöntem diyete de gerek bırakmıyor.Hemen her kadının başlıca
iki sorunu olan selülit ve bölgesel fazlalıkların çaresi
'Lipodissolution'la bulundu. Lipodissolution tedavisini Türkiye'de
uygulayan Kardiyovasküler Anestezi Reanimasyon ve Beslenme Uzmanı Dr.
İsmail Ağar tedavinin özellikle karın yan bölgeleri, göbek, diz içleri
basen yanları ve gıdı bölgelerindeki yağların parçalanmasında etkili
olduğunu belirtiyor.
Yağ hücrelerinin iç ve dış ortamı
arasında konsantrasyon farkı oluşturarak yağ hücrelerinin
parçalanmasını sağlayan Lipodissolution tedavisi kilo vermesine rağmen
hala istediği bölgelerde incelme sağlayamayanlar için yeni ve oldukça
etkili bir tedavi. C vitamini ve benzeri ilaçların sınırlı ve küçük
enjeksiyonlarla sorunlu bölgelere uygulanmasına dayanan işlem sonunda
parçalanan yağ hücreleri suya dönüşerek idrar ve ter gibi yollarla
vücuttan atılıyor.
Fransa'da 133 kadında denendi
Tedavi
ile ilgili olarak Fransa'da yapılan klinik çalışmada; yaşları 18 ile 45
yaş arasında değişen 133 kadın seçildi ve 6 hafta boyunca haftada 1
defa lipodissolution tedavisi uygulandı. Hanımlara herhangi bir diyet
uygulanmadan yapılan tedavi sonucunda karın ve basen çevrelerinde ciddi
ölçüde incelme saptanırken yapılan ekografik tetkiklerinde bölgesel
yağlarında %30 oranında azalma tespit edildi.
Ozon ve Lipodissolution ikilisi müthiş kilo verdiriyor
Kilo
probleminde LDS tedavisinin ozon sauna ile kombinasyonu çok etkili
sonuç veriyor. Hücrelerin daha iyi oksijenlenmesini sağlayan, her
seansta 400 kalori yaktıran ozon sauna uygulamasının bölgesel yağ
parçalayıcı Lipodissolution ile kombinasyonu metabolizmayı hızlandırma
ve düzenleme etkisine sahip. Dr.İsmail Ağar; bu tedaviyle 40 kiloya
kadar veren hastalar olduğunun da altını çiziyor.
Sıkılaşma tedavisi de var
Kilo vererek işe
başlayanlar ardından ortaya çıkan bölgesel fazlıklarından ve varsa
selülitlerinden kurtulmayı amaçlıyor. Özellikle spor yapmaya vakit
bulamayanlar için vücut sıkılaştırma süreci başlıyor. Medikal selülit
tedavisinde yeni bir yakalaşım olan ve sıkılaştırmayı da beraberinde
getiren Thermolipo Bipolar Radyo Frekans tedavisi işte bu süreçte
devreye giriyor.
Sıkı ve genç bir cilt
Avrupa’da
uzmanlarca test edilmiş ve etkileri gözlenmiş olan tedavi acısız bir
yöntemle selülit ,sarkma ve lokal kilo problemlerinde kullanılıyor.
Karın kalça, bacak ve kol ve dizlerde etkili olan uygulama vücut
kontürünü yeniden şekillendirirken aynı zamanda kolojen üretimini
arttırdığından cildin daha sıkı ve genç görünmesini sağlıyor.
Yanlış diyet vahim sonuçları
Dr.
İsmail Ağar sağlıklı yaşam tablosu içinde beslenme ve diyet
programlarının düzenlenmesinin çok önemli olduğuna değinierek, "Yanlış
diyetler hormonlardan kalp damara kadar vücudumuzun pek çok sistemini
tehlikeye sokmakta. Örneğin kolesterolü eksik diyet programlarında
insanların hormonal dengeleri bozulur ve bu durum özellikle hanımlarda
adet düzensizliği ya da adet görememek gibi önemli sorunlara neden
olur. Bunun sebebi aslında hep okuduğumuz ve korktuğumuz kolestrolün
beslenme programlarında gerektiğinden az miktarda alınmasıdır. Normalde
kolesterol özellikle dişilik hormonlarının ana yapı maddesidir. Vücutta
kolesterol seviyesinin çok azalması veya diyet programlarının yeterli
kolestrol içermemesi kadınlarda adet düzensizliklerine, erkeklerde
cinsel fonksiyon bozukluklarına neden oluyor. Vücudun temel yapı taşı
olan proteinler bağışıklık sisteminin en büyük koruyucusu. Onun
eksikliği beraberinde kalp damar sistemi sorunlarını da beraberinde
geliyor. Bu nedenle fiziksel ve estetik görünüm adına girişilen
çabaları sağlık yaşam tablosu içerisinde ele almalı ve bunun
paralelinde diyet programlarının tuttuğu yeri önemsemeliyiz" dedi.